Zeynep ve Mektubu
Portföy yöneticisi Zeynep, tükenmişlik sendromuyla sarsılır. Arkadaşı Meerim'in Kırgızistan daveti, onu sanata, aşka ve on üç yaşında yazdığı mektuba götürür.

Kategori
27 yayınlanmış yazı
Portföy yöneticisi Zeynep, tükenmişlik sendromuyla sarsılır. Arkadaşı Meerim'in Kırgızistan daveti, onu sanata, aşka ve on üç yaşında yazdığı mektuba götürür.

1979’un sıcak bir yazında başlayan Zehra ile Yavuz’un aşkı, borçların gölgesinde ve sorumluluk krizinde yıpranarak boşanma ile son bulur. Türküler, şiirler ve umutlarla örülen bir sevdanın psikolojik boyutunu sorgulatan edebi bir hikâye.

Anlatmak istediği çok şey yoktu. Çünkü kelimeler çoğu zaman yalan söyler, kelimeler eksik kalırdı; ama bir adresin gerçekliği yalındı. Mektubu postaneye teslim ederken, zarfın içine sadece bir yer bildirimi değil, bir "ihtimal" bırakırdı.

Cam keskini adımlar atan yürekli kadınların hikâyesi. Funda’nın evlilik, aile baskısı, iş hayatı ve özgürleşme yolculuğunu edebi bir dille keşfedin. Zıtlıkların uyumunu, kadın direncini ve boşanma sonrası özgürleşmeyi anlatan derin bir öykü

Yaşamak umurumdaydı bir zamanlar. Bunu şimdi söyleyince bile biraz utanıyorum. Çünkü insan bazı cümleleri sadece gençken kurabiliyor; sonra o cümleler insanın elinde ağırlaşıyor.


Onun için rutin, hayatın kaosuna karşı örülmüş sarsılmaz bir kale duvarıydı.

Yağmurlu günleri pek sevmiyordu, sevemiyordu. Sevmeyi çok önceden ısrarla denedi ama su alan ayakkabıları buna pek izin vermiyordu. Hem köşe başındaki fırından aldığı simitler de ıslanabilirdi ve çay ocağı biraz da uzaktı.

Eve giden yol her zamankinden uzundu. Ama ilk kez kaçış gibi hissettirmedi. Daha çok, yan yana yürümek gibi. Geride bırakmadan, sadece devam ederek. Belki yarın başka bir bara, belki başka bir şehre, belki de sadece dürüst bir konuşmaya.
Sayfa 1 / 3
