Nevrim döndü

İnsanın kavramlarını yitirdiği yer hastane

Nevrim Döndü  

Hastane… Zamanın eridiği, mekânın anlamını yitirdiği bir labirent. İnsan burada yalnızca duvarların arasında değil, kendi zihninin kıvrımlarında da kayboluyor. Katlar, bloklar, yönler… Hepsi bulanık bir rüya gibi. Çünkü kalbiniz bir odada, bir yatakta, bir nefeste kilitlenmişken, dünyanın geri kalanını seçemez hale geliyorsunuz.  Bir kadınla karşılaştım; babasını kaybetmiş, kendi bedeninde tümörle savaşan bir yolcu. Asansörün kapısı açıldığında, hangi kata indiğini bile karıştırıyordu. O an fark ettim: yönünü kaybetmek, aslında ruhunun yükünü taşıyamamaktan başka bir şey değil. Her adımında içimden bir dua yükseldi: Allah’ım kolaylık ver.  Bir başka anne… Evladı için hastanede. Bloğu karıştırmış, doğru yolu gösterdim ama duymadı bile. Çünkü zihni, kalbi, ruhu tek bir noktaya kilitlenmişti: çocuğunun nefesine. İşte o anda anladım: İnsan bir canını hastanede bırakınca, mekân kavramı da zihninden siliniyor.  “Nevrim döndü” basit bir cümle gibi görünür. Ama aslında bir ruh hâlinin özeti, bir iç fırtınanın adı. Hastane, insanın içindeki pusulayı darmadağın eden bir mekân. Zaman orada donuyor, mekân eriyor, insanın zihni kendi ekseninde dönüp duruyor.  Belki de bu yüzden, hastane koridorlarında yürüyen herkes biraz şaşkın, biraz yorgun, biraz kaybolmuş görünür. Çünkü orada yönünü bulmak, aslında sevdiklerinin nefesini bulmaktan ibarettir.  

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir