Önyargının Gölgesinde
.
Bazen insanlar, kalplerinin yerine ön yargılarını koyar. Bir bakışta karar verirler; bir söz duymadan yargılar, bir adım atmadan uzaklaşırlar. Oysa bilmezler ki, en büyük yanılgı insanı tanımadan hakkında hüküm vermektir.
Kimi insan sadece kendini düşünür; kendi hislerini, kendi kırgınlıklarını, kendi doğrularını… Başkasının kalbinde neler koptuğunu merak etmez. Çünkü anlamak emek ister, dinlemek sabır ister. Oysa yargılamak çok kolaydır; bir anlık bakış, kısa bir cümle yeter.
Ama insan, sadece kendini düşündükçe eksilir aslında. Kalbi daralır, dünyası küçülür. Ön yargılar bir duvar gibi yükselir içinde ne kimseyi içeri alabilir ne de kendisi dışarı çıkabilir. Böylece en çok da kendine yabancılaşır. Oysa birini anlamaya çalışmak, onun gözlerinden dünyaya bakabilmek… İşte insanı insan yapan budur. Belki de en güzel şey, bir kalbe ön yargısız dokunabilmektir. Çünkü bazen bir insanı kurtaran şey, anlaşılmak olur.
Ve belki de gerçek mesele şudur: İnsan, başkalarını düşündüğü kadar büyür; başkalarını anladığı kadar derinleşir. Ön yargılardan arınmış bir kalp ise, en huzurlu yerdir.
