Hala Sevgili miyiz?

Baharı hissedebilmek için rüzgara sarılmaya çalışan insanın çaresizliği vardı hepimizde. Yasemin, Ersin, Mehmet, Buket ve Bende. Liseden mezun olduktan sonra her cuma kahve ve nargile içmek için buluşurduk. Bunu rutine bağlamıştık. Yasemin, her zaman organizatörlüğünü üstleniyordu bu buluşmaların. Sanki sadece bu görev için vardı. Herkesi dinler, az konuşur, çok güler. Gülümsemesinde hüzünlü bir sevgi yansıması vardır. Gözlerinin altında doğal hafif şişkinlik olan kadınların manalı baktığını düşünürüm. Derin bir yaraları vardır sanki. Gülümsediklerinde de Yasemin’de olduğu gibi hüzünlü sevgiyi yansıtırlar. Bir sorunu dinlerken onu anlatandan daha fazla acı duyardı Yasemin.

Daha Fazla Oku

Hüznü satın alamazsın

Yağan yağmurun ardından şehre hoş bir toprak kokusu hakim olmuştu. Koşuşturma içindeki insanlar hafta sonunu sokağın karşısındaki barlarda geçiriyordu. Her gün yaptığım gibi o barlardan çıkan insanları gözlemliyor, hayatlarına dair varsayımlarımla kendimi eğlendiriyordum. İşte bir üniversiteli grup mezuniyetlerini kutlamışlar. Birazdan çorbacı da alırlar soluğu. Zengin, göbekli adamla genç sevgilisi de spor arabalarına binip uzaklaştılar. Her gün farklı yüzler ama aynı hayatları izliyordum. Taksiciler peşi sıra sıralanmış en uzak mesafeye giden yolcunun kendilerine gelmesi için sessiz bir bekleyiş içindeydiler. Gecenin kör karanlığını barların loş ve özensiz ışıkları aydınlatıyordu. Tabi buna aydınlatmak denebilirse.

Daha Fazla Oku
Please wait...