Ahlak nedir diye sorduğumda şu cevabı alırız genellikle: Bireylerin veya toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerinde ''iyi'' ve ''kötü'', ''doğru'' ve ''yanlış'' gibi kavramları belirleyen, davranışlarına yön veren, yazılı olmayan ilke, kural ve değerler bütünüdür.
Yani ahlak, sadece cinsellik üzerine kurulu bir kabulleniş değildir.
Ahlak her şeydir.
Çalmamaktır, çırpmamaktır, aldatmamaktır, kandırmamaktır; dolandırmamaktır, zarara uğratmamaktır, küfretmemektir, kırmamaktır, dökmemektir ve daha bir sürü şey...
Her yönüyle ahlaklı olan insanlar arasında yaşamak çok büyük bir nimettir. Çünkü o zaman canınızdan da, malınızdan da, namusunuzdan da ve her türlü sahip olmuş olduğunuz maddi ve manevi durumlarınızdan da emin olursunuz. Ama ahlak ortadan kalkıp yerini ahlaksızlık almaya başlayınca o emin olma durumunu istemeseniz de kaybetmeye başlarsınız.
İşin en kötüsü belli bir zamandan sonra da ahlaksızlığa alışıp, o şekilde yaşamaya alışırsınız. Ve o zaman siz affetseniz bile yok oluş sizi affetmez. Girdap çoktan tavafını yapmaya başlamıştır zaten.
Döner, döner ve bir bakarsınız ki sizde o yok oluşun köpek dişlerinin acı dolu dokunuşlarına maruz kalmaya başlamışsınız. İşte o zaman iç çekişler işe yaramaz. Dualar kabul görmez ve yapılan ibadetler kaale alınmaz çok büyük ihtimal. Çünkü siz, zamanında yapabilecekken yapabileceğiniz hiç bir şeyi yapmamışsınızdır.
Ne kötü bir durum değil mi?
Tümör gibi bir durum resmen.
Farkına varmazsınız ya da kaale almazsınız. İhmal edersiniz ama bir şeyler hiç de iyi gitmiyordur sizin için. Her zamanki rutinlerinize rağmen istemsiz şekilde kilo vermeye ve önlenemez zayıflamaya maruz kalırsınız.
En sonunda tüm ihmallerinize rağmen bir doktora gittiğinizde o acı sonucu alırsınız: Her şey için artık çok geç!
Küresel nizama ve ülkemizin gerçeklerine baktığımız zaman o acı sonuca doğru hızla yaklaşıyoruz.
İhmaller ardı ardına geliyor.
Önemsememeler ardı ardına geliyor.
Ve işin en kötüsü karşımıza çıkan ahlaksızlıklar bütünü ne olursa olsun tepkisiz kalmaya alıştık, her şeyi olduğu gibi kabul etmeye çoktan razıyız.
Ahlaksızlık dediğimiz o kocaman tümör; çapını, sınırlarını, bünyesini, ağırlığını her geçen vakit hızla arttırırken, ona ''dur'' diyecek olan karşı taraf aynı hızda erimeye, küçülmeye ve yok olmaya doğru koşar adım yürüyor.
Bu tezimi bazı örneklerle destekleyeyim isterseniz:
1-) 6 Şubat Kahramanmaraş depremi
Söz konusu deprem olduktan sonra deprem olmayan çevre illerdeki ev sahipleri hemen ev kira oranlarını yüzde 500/600 oranlarında arttırdılar.
Bu nasıl bir ahlaksızlık?
Yav arkadaş siz insan değil misiniz?
O insanlar evlerini, barklarını kaybetmişler; annelerini, babalarını, ailelerini, sülalerini, canlarını kaybetmişler...
Böyle bir şey yapılabilir mi? Ama yapıldı. Hem de en ufak merhamet gösterilmeden...
2-) Yaygın bir market zincirinin Yumurta Fiyatlarına kasıtlı müdahalesi
Bundan yaklaşık bir yıl kadar önce, palazlı bir market zincirinin yüksek yönetim şahıslarından birinin açıklaması medyaya yansıdı: '' Yumurta fiyatlarını normalin çok yukarısına çekelim ki....''
Yav arkadaş bu nasıl bir zihniyet?
Buna insanlık denebilir mi?
Görüşün, duruşun, bakış açın herkesten çok farklı olabilir ama sen halkın gıdasıyla bu şekilde oynama hakkını kendinde nasıl buluyorsun?
Bu sadece bir örnek, bunun gibi niceleri var kim bilir?
3-) Dün Bursa'da Ulubat Gölüne gittik ailemle
Kocaelin'de 400-500 TL olan bir meyveyi oradan 100 TL'ye aldık.
Nedir bu arkadaş?
Kocaelin'de resmen dolandırılıyoruz o zaman!
Ne yapalım? Yaşamak için Ulubat bölgesine mi yerleşelim bütün düzenlerimizi bozup?
4-) Ardan Zentürk'ün '' TÜRK TİPİ BAŞKANLIK: AÇLIĞI ZORLAYAN YÜKSEK GIDA ENFLASYONU! 2018'DE BAŞLADI YIKIM ÖNLENEMİYOR!...'' alt başlıklı youtube videosu
Adam harika anlatıyor ve hepinize izlemenizi öneririm.
Türkiye ekonomik olarak dünyanın en sonda ki üç ülkesinden biri ( Venezuella, İran, Sudan ve Türkiye ).
Yav bu ülkeyi bu hallere nasıl götürdük. Dünyada enflasyon oranı yüzde 4 olurken bizde yüzde 108 nasıl olur?
Sizin uçaklarınız, füzeleriniz, insansız silahlarınız olabilir ama ekonomiyi bu şekliyle sürdürürseniz ayakta kalmanız mümkün değil.
Bütün dünyaya olduğu gibi, ülkemize de çok büyük ahlak lazım.
1'e alıp 1500'e satmak insanlığın değil; insanlıktan nasibini alamamış canavarların, soykırımcıların ve katillerin meşrebidir.
Uyarıyorum!
Bu dünya sonlu, bunun bir de öte dünyası var!
Orası sonsuz!
Ona göre...
Saygılarımla


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Doğru bir konuyu ve ört bas edilen gerçekleri çok güzel aktarmışsınız yüreğinize sağlık 👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim