Bazı şeyler hiç kolay değildir, insanın başına bir çok şey gelir, aynı insan sayısız badire atlatır ama denize düşmüş bir bahtsız gibi kendisini kurtaracağını hayal ettiği bir yılana sarıldığında o yılanın kendisini sokmaya azmettiğini hiç hatırına bile getirmez.
Çizmeye çalıştığım bu genel çerçeve içerisinde ülkemizin son zamanlarını etüt ettiğimizde fetöden tut, başka şeylerden tut her nereye baksa kendilerine ihanet edenin ardı arkası kesilmeyen fırtınalı zamanların kucağında İYİLİĞE hayat verecek bir insanı ve onunla birlikte yürüyen yoldaşlarına şahit olduk hep beraber.
Haluk LEVENT'ten bahsediyorum ve kurmuş olduğu hayır kurumu AHBAP'ı tarif etmeye çalışıyorum.
Son derece başarılı bir sanatçı iken karşılıksız çek kullanımlarından dolayı hapse düşmesi ve o hapis serüvenin ardından milyonlarca insanı peşinden sürükleyen iyilik hareketi AHBAP'ı tasarlayıp gerçek hayata yansıtmasıyla görüşü, ideolojisi ne olursa olsun neredeyse bütün bir ülke insanının sempatisini, desteğini ve heyecanını avuçları içerisine toplayan büyük bir hareketle İYİLİK namına ümidini tamamen kaybetmek üzere olan koskocaman bir deryanın yeniden silkelenip kendisine gelmesini sağlamışlardı elbirliği ile.
Sanatçının kendisi zaten çok büyük bir isim olması hasebi ile şarkılarıyla, türküleriyle hayran kitlesini ekstra bir zahmete girmeden harekete kanalize etmeyi başarmışken ahtapotun kollarının çok kısa zamanda hiç hayal dahi edilemeyen noktalara ulaşıp gemiyi rotası belli olan güvenli yollarda inanılmaz ufuklara ulaştıracak diye hayaller kurulup, o hayallerle katlanıldı sayısız zahmetlerin alev saçan ışınlarına.
Sağdan, soldan; dinliden, dinsizden sayısız örneklerle ağzı yanıp soğuk olduğu bilinen süt bardaklarına bile korkuyla üfleyecek hale gelen ülke insanının son bir umutla ve gözlerinin içinin parıltısıyla ' Tamam, bu sefer sağlam bir gemiye tutunduk' algılayışıyla gönüllerini açıp desteklerini esirgememeye çalıştıkları şahane bir oluşumun düştüğü hazin sona sitem ediyorum ben.
Kurban Bayramında kesilmemek için bir şehrin sahil kıyısından denize girip öbür şehrin uzak bir sahiline kadar yorulmaksızın yüzen Tosun'u sahiplenip doğaya salmasıyla, kanserli küçük bir kız çocuğuna herkesin diline pelesenk olmuş ELFİDA isimli eserini söylerken neredeyse tüm ülkeyi hüngür hüngür ağlatan bir damarı temsil etmesiyle ve daha benim bilmediğim nice örnekleriyle inandık, inandırıldık...
Ve dedik ki '' Evet, bu sefer tamam. Bu gemi sağlam. İyiliğin boynu sonsuza kadar bükük kalmayacak artık''...
Ben de içlerine katılmayı çok istemiştim hatta hiç bir şey yapamazsam bile şiirler yazarım, şiirlerimle destek olurum size diye mail atmıştım kendilerine. Attığım maile karşılık bile vermemişlerdi ama ben yine de sorun etmemiştim o karşılıksızlığı.
İnanmıştım çünkü. Mesele içlerine beni almaları değil. Mesele bir gün tüm dünyayı kurtarabilecek bir oluşumun bu gezegende hayat buluyor oluşu idi benim nezdimde.
Çok da güzel bir isim bulmuşlardı kendilerine:
Ahbap!
Kısa, afilli; göze de kulağa da hoş gelen yapı taşlarından oluşmuş ve hatırda kolay ve etkili bir kalıcılık barındırıyordu ismin içeriği.
Tam da on ikiden vurulmuştu isim konusunda hedef, o kısımda sorun yoktu.
Yıllar geçti, dünya ve ülkemiz bir çok şeyi gerisinde bırakıp önünü göremeden yol almaya çalışırken Hatay depremi vuku buldu ve orada yiten binlerce, yüzbinlerce canlarımızla birlikte Kızılay'dan satın alınan çadırlarla gösterdi sorun ucunu birazcık.
Bahçeli'nin sert söylemlerinin sessizlikle karşılanması, satın alınan çadırlar mevzusunun üstünü kapatmıyordu belki ama konu Ahbap olduğu için hiç kimse olumsuz bir yorum yapmak istemiyordu. Yapanlar yok değildi ama cılız bir kaç ses haricinde fazla bir gürültü kopmuyordu konu üzerinde.
Ve son zamanlar...
Yine çek mevzuları ile gündeme düşen bir kaç olumsuz yansıma üzerine Haluk Levent'in X'ten yapmış olduğu bir kaç açıklama derken bugün sosyal mecra aracılığıyla ortalığa saçılan haberlerin oluşturduğu bazı çalkantılar...
Haluk Levent göz altına alınmış ile başlayan bir sürü şey...
Ülke dışındaki şüpheli şahıslara çok yüksek meblalı para transferlerinin yapılmasının yanında, örgüt üyeliğinden bahsedilmesi...
Örgüt üyeliği derken hangi örgütten bahsediyorlar onu çözemedim... Fetö mü? Başka bir örgüt mü, ne?
Doğrudur değildir bilemem ama tüm bu yaşanılanlar karşısında hüzün, hayal kırıklığı ve birazcık moral çöküntüsü yaşıyorum bugün.
Yine mi olmadı, yine mi olmayacak?
İYİLİK sahipsiz kaldı ve onca insan...
İyi bir insansın be Haluk Levent ( bana göre ). İnşallah gerçekten masumsundur da beraber yürüdüğün Ahbaplarının boynu bükük kalmaz.
Üzüldüm, gerçekten...
Böyle olmamalıydı hiç bir şey...
Saygılarımla





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Sefer hocam! Güzel bir husus ta güzel bir çalışma olmuş👏👏👏Bununla beraber mesneviden bir bölüm kurbağa akrep bölümü aklıma getirdi. Ek olarak yapılan iyilikler karşlıksız kalmaz. İyisiyle kötüsüyle.👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
İyiler her zaman kazanır, er ya da geç; ama bu yaşanılanlar hüzün saçıyor insanın kalbine üstadım. Dünyanın sonuna geldik, şahlanmalı bir yerden iyilik... Teşekkür ederim üstadım. Sağolun Varolun