YazYorum
Siyaset16 Eyl 2026

Dinler Savaşı

Yaşamış olduğun zamanı, konumu ve durumları bilip haberdar olmak kişiyi bazı şeylerden kurtarmaya yetebilir.

Sefer Eroğlu|16 Eylül 2026|3 dk okuma
193 görüntülenme|0 yorum

Bugün hepimiz yaşıyoruz ve görüyoruz.

Cennet Vatan Türkiye'mizin etrafı ateş çemberi.

Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya savaşı ve olması muhtemel Rusya-Avrupa savaşı, güneyimizde Ortadoğu memleketlerinde eskiden olmuş ve şimdilerde sürmekte olan yeni yeni ve taptaze savaşlar, sadece İsrail menşeili savaşlar olmasının çok ötesinde dünya Siyonist şebekesinin kurgulayıp fonlamasını ihmal etmeyerek devreye soktuğu kanlı ve kirli olayların vücut bulmasının bir neticesidir hemen herkesin bildiği üzere.

İsrail denen terör devletinin yönetiminde de Siyonist/Satanist kuklaların bulunuyor olması küresel Siyonist/Satanist çevrelerin işini hiç olmadığı kadar kolaylaştırmakta ve Gazze, Filistin başta olmak üzere mazlum ve güçsüz millet ve toplumları keyiflerince yok etme konusunda kendilerini iyice gaza getirmekteler.

İzledik ve izliyoruz; mazlum memleketlerde akmakta olan kan hiç dinmemekte.

Niçin oluyor tüm bunlar? Tüm olan biteni sadece ekonomik buhranın bir sonucu olarak açıklayıp işin içinden kolayca kaçıp gitmek doğru olacak mı?

Olaya uzaktan bakıp kabaca ele alacak olursan; Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında da aynıları olmuştu bey kardeşim, ne var ki bunda başka bir şey arayacak, diye söylenebilirsin belki ama işin öyle olmadığını ortaya koymakta yarar görüyorum.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını da planlayıp fonlayanların yine Yahudi/Siyonist/Satanist şahıs ve çevreler olduğunu biliyoruz ancak o zamanki zamanlarda vaziyet üçüncüsünü yaşamakta olduğumuz bu Dünya Savaşında olduğu gibi tamamıyla "Din Savaşı" tanımı etrafında derlenip toplanarak vücut bulmamıştı.

Dünya ekonomisinin benzerine rastlanılmadığı şekillerde bozulup hammaddelere erişimin tamamen kopma noktalarına ulaşmasıyla güçlü ülkelerin zayıf ülkeleri yutması ve evvelki taksimatlardan hoşnut olmayanların ( Almanya) tüm taksimatları kendi lehine çevirme iştahıyla ortaya çıkmış ve sayısız insan hayatını kaybedip, zaman bizleri bugünlere ulaştırmıştı.

Bugünlerde yaşanmakta olan Ukrayna-Rusya savaşını ve sonrasında da beklenmekte olan Rusya-Avrupa savaşlarını o zamanki savaşlarla aynı kefeye koyabilsek de Orta Doğu da yaşanmakta olan hiç bir savaşı o kefelere yerleştirmek neredeyse mümkün değil.

11 Eylül 2001'de ABD'de yaşanmış olan İkiz Kule saldırılarından sonra o zamanki Amerika Başkanı Bush'un " Haçlı Savaşları başlamıştır," söylemiyle kendisini açık eden " Din Savaşı" bugün halen daha sürmekte, o vakit Amerikada ki Siyonistlerin kendilerinin planlayıp uygulattığı o saldırılarda olduğu gibi 7 Ekim 2023 günü Netenyahu ve avanesinin kendi kurgusuyla yaşanan olay sonrası şiddetini ve ivmesini belki de hiç olmadığı kadar arttırarak büyük bir müslüman kıyıymıyla devam etmektedir.

Nasıl ki dünyadaki bütün haçlı seferleri müslüman toplulukların ya da ordularının üzerine yapılmışsa 2001'de ABD başkanı Bush'un ilan etmiş olduğu Son Haçlı savaşı da yine dünya müslümanlarının tamamına ilan edilerek başlatılmış ve son üç yılda büyük bir ivme kazanarak bize doğru gelmektedir.

Netenyahu kasabının " Amelek" diyerek yok etmeye çalıştığı Gazze'li kardeşlerimizin yardımına dünya müslümanlarından hiç kimsenin gitmeyişinin ( istisnalar kaideyi bozmaz) cezasını " tüm insanlardan intikam almak " şeklinde alan, almakta olan ve alacak olan ALLAHU TEALA'ya ( Kuran'ı Kerim'de bu intikamdan bahsediliyor) ne kadar yalvarsak belki de asla affa kavuşamayız ama yeryüzünde öyle yiğitler var ki; belki de onların canları hürmetine Rabbim (c.c.) topumuzu yok etmiyor.

Netenyahu canisi ve avanesinin " Vaad edilmiş topraklar," aşkına ortaya koymuş oldukları bu vahşi soykırım ve dinmeyen savaş sağanağı, Amerika daki Evangelistlerin de olaya çeşni olmaları sebebiyle tam bir din savaşı hüvüyetine bürünmüş ve bu yerküredeki tüm müslümanları yok etme hedefini kendilerine şiar edinerek şevklerini kaybetmeden eylemlerine ve planlarına aralıksız devam etmekteler.

Aslında dillerinden çıkartmış oldukları " Amelek " kelimesi ile sadece biz müslümanları değil, kendileri gibi Siyonist ve Satanist olmayan tüm herkesi hedef aldıklarını ortaya koydular ki yeryüzündeki çoğu insan bu nüansın farkına vararak her zamankinden farklı bir şekilde bu olaya karşı cansiperane şekilde karşı durmaya çalıştılar ve çalışıyorlar.

Evet buna "Dinler Savaşı " diyoruz ama bunun çok daha ileri bir durum olduğunu büyük resme baktığımızda rahatlıkla görebiliyoruz.

Nedir o?

İblis ve taraftarlarının ALLAH'a açtıkları savaş!

İblisin, Adem (a.s.)'a secde etmeyip huzurdan, konum ve makamından ve Cennetten kovulmasının intikamını almak için Ademoğlu olan biz insanlara karşı açmış olduğu nihai ve son savaş.

Yani İnsanlar ile Şeytanların son savaşı!

İster inan, ister inanma... şu an dünya bu durumda.

Saygılarımla

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Siyaset7 Ağu 2026

Şiddetin Tasfiyesi mi, Kürt Meselesinin

Demokratik toplumlarda kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla kurulmaz. Barış, aynı zamanda toplumun farklı kimliklerinin kendilerini eşit yurttaşlar olarak hissedebilecekleri hukuki ve siyasal zeminin oluşturulmasını gerektirir.

Hatice Özhan·4 dk·0·145