İnsan yandığı yerde sönmek istiyor. Sorun da bu ya, zaten yandın sönmenin artık anlamı kalmadı hele yakanın söndürmesini beklemenin hiçbir anlamı kalmadı. Ama insan bekliyor gerçekten gelir mi özür diler mi bir şeyleri düzeltir miyiz diye bekliyor ama olmuyor sonu yine hüsranla bitiyor. Çünkü acı yarayı açan da değil acı dertlerde de değil asıl acı yarada yaranın izinin damakta bıraktığı histe. Asıl acı yarayı açana baktığında hissedemediğin o duyguda.
Acının bir tanımı beni ilgilendiren bir kısmı var mı bilmiyorum. Ama bazı acıların boğaz düğümleyip kol uyuşturacak kadar derin olduğunu biliyorum. Acıyla baş etmek çok zor hele de tek başına baş etmek daha zor çünkü biliyorum fark edilmesi gerekiyordu insanlar acı çektiğimizi anlamalıydı ama bunun açık bir yarası yok ki gözüksün. Bazen hatta çoğunlukla fark etmiyorlar, sen uzaklara dalıp gidiyorsun görmüyorlar, gülüyorsun ama o gülüşün altındaki burukluğu anlamıyorlar. Çünkü yaşamamışlar insan yaşamadığı bir şeyi de anlayamaz ki . Empati diyoruz ama yaşayamadığımız bir şeye duyabileceğimiz tek şey sempati. Birileri onları terk etmemişse birileri canlarını yakmamışsa yaşadıkları evde dağılmamışlarsa anlayamazlar.
Çünkü seni yaşadığın evde dağıtmışlarsa başka hiçbir evde toparlanamazsın. Bu yüzden belki de anlamamız gereken ilk şey kendimizdir. Kendimizden kaçıyoruz çünkü en çok kendimize kızgınız. Çünkü yapmamalıydık her şeyle tek başımıza baş etmemeliydik. Hani derler ya bu da geçecek geçmiyormuş sadece onunla yaşamayı öğreniyormuş insan, acının o soğuk hissiyatını bastırmayı, ısıtmayı öğreniyormuş, mide bulantısını kahvaltı sevmeyişine bağlamayı, ağlayışını gülün dikenine bağlamayı öğreniyormuş. Böyle olmamalıydı onca kalabalıkta tek başımıza olmamalıydık. Ama oluyor işte sen ne kadar çabalarsan çabala günün sonunda kendi acınla baş başasın. Günün sonunda tek başınasın.
Sanırım ölüme hiç bu kadar yakın hissetmemiştim , bu sefer hissettiğim fiziksel bir acı galiba. Hastaneden çıkarken dank etti bazı şeyler ölecek miyim acaba düşüncesi ağır geldi sanırım. O gün öleceğimi o kadar derinden hissettim ki sakinleştirici bile susturamadı o hissi ellerim kilitlendi bir haber işte bir haber insanı nasıl da dağıtıyor böyle.
Ama insanlar o haberinin ağırlığını bilmiyor o an yaşadıklarını anlamıyor sadece acıyarak bakıyorlar . İşte acının damakta bıraktığı tat da bu.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yakan söndürmez,ancak körükler ateşi... Söndürecek tek kişi kendimiziz.. Derin sızıyı içimde hissettim.Kaleminiz susmasın...
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Kesinlikle haklısınız söneceğim zannederken daha da büyük bir ateşle enkaza dönüyoruz sadece teşekkürler.