
Sana tepelerinin ardından bakıyorum İstanbul
Usul usul yağan yağmurun altındaki kalabalıklığına
Öylesine cıvıl cıvıl, öylesine karmaşa.
Kimi zaman kalabalıklığının içinde yalnız hissedip
keşmekeşliğinde eriyorum
Kimi zaman hasbihallere imkân veriyorsun,
tramvaylar dolusu insan hikayelerini dinliyorum.
Sana tepelerinin ardından bakıyorum İstanbul
Ağustos güneşlerin vuruyor camilerine,
Allahuekber nidalarını duyuyorum
Sabahlarımı Ayasofya’yla fethedip
Akşamımı Şakirin’de sona erdiriyorum
Ölüme çare bulmak için Kız Kulene sığınıyorum
Sevdamı ağaçlara kazımak için Çamlıca’na dayanıyorum
Sana tepelerinin ardından bakıyorum İstanbul
Rüzgarlarınla raks ediyor çingeneler
Senden arta kalanları topluyor çöp toplayanlar
Arka sokaklarında vuruluyor kadınların
Topları kaçmaz oldu çocukların
Sana tepelerinin ardından bakıyorum İstanbul
Gökkuşağına renklerini sen veriyorsun
Yutkunduğunda boğazında biriken maviliklerine vuruluyorum
Özgürlüklerine düşkün martılarına imreniyorum
Düşüncelerimin ağlarına yokuşlarında takılıyorum
Yorgunluklarımı çıkmaz sokaklarında bırakıyorum
Sen 33 yılım, sen doğduğum evim
Büyüdükçe seninle kendimize sığmıyoruz.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.