YazYorum
14 Haz 2026

Kalbimin Sessiz Misafiri

Bir isim düşer kalbe, ismi silinmez Uzakta olsa da gönülde yer eder. Kavuşmak her zaman nasip olmaz, Bazı sevdalar ömür boyu hükmeder.

Can BAĞCI|14 Haziran 2026|2 dk okuma
191 görüntülenme|3 yorum

İnsan hayatında bazı isimler vardır; bir kez duyulur ve sonra bir daha hiç unutulmaz. Ne kadar zaman geçerse geçsin, hangi mevsimlerin içinden yürünürse yürünsün, o isim bir yerlerde yaşamaya devam eder. Kimileri buna aşk der, kimileri kader. Ben ise buna bir Leyla meselesi diyorum. Çünkü bazı insanlar hayatımıza gelmek için değil, içimizde kalmak için vardır. Onlarla aynı yolu yürüyemeyiz belki; aynı sofraya oturamaz, aynı sabaha uyanamayız ama yine de varlıkları ömrümüzün şekline karışır. Bir çölün ortasında aniden beliren serap gibi görünürler önce. Sonra fark ederiz ki susuzluğumuzun değil, arayışımızın adıdır onlar.

Bir Leyla meselesi, kavuşamamış bir sevdanın hikâyesi değildir yalnızca. Bir insanın kendi içine yaptığı uzun yolculuktur. Çünkü sevdiğimiz kişiden çok, onun bizde bıraktığı izi taşırız yıllarca. Bir bakışın gölgesi, yarım kalmış bir cümlenin yankısı, bir akşamüstüne sinmiş hatıra... Zaman geçer ama bazı anlar yaşlanmaz.

Gece olur, yıldızlar göğün en yüksek yerine çekilir. İnsan herkes uyurken kendi kalbinin sesini daha net duyar. İşte o sessizlikte bir isim gelir akla. Belki yıllardır söylenmemiştir. Belki kimseye anlatılmamıştır ama yine de oradadır. Kalbin bazı odaları hiç kapanmaz; yalnızca kapıları daha yavaş açılır.

Derler ki aşk kavuşmaktır. Oysa insan yaş aldıkça anlar ki her sevda kavuşmak için yaratılmamıştır. Bazı sevdalar yürüdüğümüz yolları güzelleştirmek için vardır. Ulaşamadığımız bir dağın ufku güzelleştirmesi gibi, erişemediğimiz bazı insanlar da hayatımıza anlam verir. Eksiklikleriyle, uzaklıklarıyla, sessizlikleriyle...

Belki Leyla şimdi başka bir şehrin sabahında uyanıyordur. Belki adımı çoktan unutmuştur. Belki bir bahar rüzgârına karışıp gitmiştir. Bunun artık bir önemi yok. Çünkü bazı insanlar yanımızda olmadıkları hâlde bizden hiç gitmezler. Hatıralarımızın en kuytu köşesinde, kalbimizin en sessiz yerinde yaşamayı sürdürürler.

İnsan bir gün şunu öğrenir: Her yaranın kapanması gerekmez. Bazı yaralar acı vermeyi bıraktığında bir hatıraya dönüşür. Bir zamanlar çok sevdiğimizi hatırlatan eski bir iz gibi kalır içimizde. İşte bir Leyla meselesi de böyledir. Çözülmez, bitmez, unutulmaz. İnsan onu taşımaktan vazgeçmez; yalnızca onunla yaşamayı öğrenir. Çünkü bazı isimler bir ömrün hikâyesine yazılır ve oradan bir daha silinmez. Bir Leyla meselesi de tam olarak budur. Bir insan değil belki, bir ömür boyunca içimizde yürüyen bir hatıra.

Tartışma

Yorumlar

3 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Benzer yazı bulunamadı