Sisin Unuttuğu Ev
“Pus dağıldığında anladım; kaybolan ev değildi, ona dönebilecek son insandım.”

Yazılar
“Pus dağıldığında anladım; kaybolan ev değildi, ona dönebilecek son insandım.”






Wei kıyısında sustu adım, rüzgâr söyledi yerime; Kırk yürekten eksildim, kırk çağ eklendi ömrüme. Bir genç bir gün bir mısrada bulursa beni bilsin: Bazıları dönmez; vatan dönebilsin diye.

Ne bir rüzgâr koptu, ne gök başka renge döndü, Yalnız içimde eksik duran bir mevsim tamamlandı. Bazı gelişler kapıdan değil, insanın kaderinden olur; Bugün bana Umay geldi, sessizlik bile çoğaldı.

Nar çiçeği açtı; içimde eski bir yaz kaldı, Temmuz, kaybolana uzanan en uzun yol oldu. Ulaşmak imkânsıza komşuydu, yine yürüdüm usulca; Meğer en derin sancı, dönmeyeni beklemekmiş.

Bir yol düştü içime, sessiz ve uzun, Yarım kalmış mevsimler yürüdü peşimden. Bıraktım taşımaktan yorulduğum göğü, Kendime varmak için çıktım kendimden.

Nereye saklandı bu güneş, doğmayacak mı bu sabah? Ufuk sessiz, gökyüzünde bekleşiyor siyahlar. Bir umut kuşu geçmedi henüz rüzgârın izinden, Gece sanki vazgeçmemiş, tutmuş zamanı biraz.

