Laiklik ortadan kaldırıldığında toplumun yönünü akıl yerine dogmalar belirler. Eğitim sistemi sorgulayan bireyler yetiştirmek yerine itaat eden kuşaklar üretmeye başlar. Bilim geri plana itilirken hurafe kamusal alanın merkezine yerleşir. Halkın yoksulluğu kader olarak sunulur, eşitsizlik kutsal söylemlerle görünmez hale getirilir. Düşünce özgürlüğü baskılanır, sanat hedef gösterilir, üniversiteler siyasi sadakatin gölgesine mahkûm edilir.
Yıllardır dinin arkasına saklanan siyaset anlayışı halkın vicdanını kullanarak güç topladı. İnsanlara hak aramak yerine sabretmeleri öğretildi. Gençlerin geleceği liyakatsizliğin ve tarikat düzeninin içine sürüklendi. Devlet kadroları bilgiyle değil bağlılıkla dağıtıldı. Toplumun en temel meseleleri çözülmeden bırakılırken kutsal kavramlar sürekli bir propaganda aracına dönüştürüldü.
Biz bu çürümenin sonuçlarını her alanda görüyoruz. Okulların niteliği düşerken cehalet büyüyor. Hukuk güven vermiyor, ekonomi derinleşen bir çıkmaza sürükleniyor. İnsanlar geçim derdi altında ezilirken iktidar sahipleri halktan tamamen kopmuş bir hayat sürüyor. Sorgulayan herkes düşman ilan ediliyor, eleştiri susturulmaya çalışılıyor. Korkuyla yönetilen toplumlarda birey zamanla kendi sesini bile kaybetmeye başlıyor.
Laiklik bir toplumun yalnızca yönetim ilkesi değildir. Laiklik insan aklının, özgür düşüncenin ve çağdaş yaşamın güvencesidir. Kadının toplumsal varlığını koruyan, çocuğun bilimsel eğitim hakkını savunan, hukuku dini yorumların baskısından uzak tutan temel ilkedir. Laikliğin zayıfladığı her yerde karanlık büyür, çürüme derinleşir, toplum geleceğini kaybetmeye başlar.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Muhteşem bir anlatım kaleminize yüreğinize sağlık saygılarımla 👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Tarih zamanlaması muhteşem tarih bilginiz ile tam da bu günde yazmanız tesadüf değil büyük olasılıkla 👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.