bazı insanlar vardır, özellikle en yakınlarına hiç bir şeyi layık görmezler
eşlerine, çocuklarına devamlı her konuda beceremezsin kalıbı altında yaklaşırlar.
böyle insanların eşleri sağlam karakter ise, bir zarar veremiyorlar, ama çocukları babalarının kendilerini manipüle etmelerine boyun eğmek zorunda kalıyorlar. eğer güçlü karakter anne bu noktada araya girerek çocuğunu kurtarıyorsa ne ala.
düşünsenize, damadınız kızınıza devamlı
sen yapamazsın, beceremezsin, onunla bununla görüşme, oraya buraya gitme, araba kullanmak senin neyine, çirkinsin, şişmansın, sen kimsin ki, senin neyine böyle şeyler .
gibi laflar ediyor. ( şansı varsa bu adam benim damadım olmaz 😈 ) ( büyük konuşmayalım tabi 😟)
sizin ayakları yere basan, özgüven sahibi, başı dik olarak yetiştirdiğiniz çocuğunuza yapılan, saçma sapan bir baskı. üzgünüm kocası bile olsa, hiç kimse çocuğunuza bu şekilde yaklaşamaz. saçma sapan bir kıskançlık krizi, özgüven eksikliği, ne bok olduğunu bilmeyen narsist hadsizler.
ülkemizde bu tarz evlilikler genellikle, kadının daha fazla kazandığı ailelerde görülüyor, bu tarz erkeklerin oturmayan karakterleri, eğitim eksikliği hissetmeleri, gibi sebepler, üstünlük kurmaları için tercih ettikleri davranış şekillerinden kaynaklanıyor.
halbuki düşünemiyorlar ki, eşlerine iki güzel söz söyleyip, huzurlu bir ortam sağlasalar, kendi hayatları da çok güzel olacak.
ama bu erkeklerin de geneli, babalarından gördüklerini, kendi ailelerine uyguluyorlar.
eşine çirkinsin, şişmansın diyen bir erkek, acaba kendini aynada Brad Pitt'e mi benzetiyor ?
beceremezsin diyen, bize kendi becerilerinden örnekler verebilir mi ?
herifin biri, hayatına giriyor, sen bu adama boyun eğmek zorunda gibi oluyorsun, farkında olmadan manipüle ediliyorsun, bir bakmışsın kölesi olmuşsun, kendini tamamen ona teslim etmişsin.
işte böyle büyütülen çocuklar, ileride eşleri tarafından da sunulan aynı hayatı kabul ederek evleniyorlar. bildikleri farklı bir aile yapısı yok. babalarına köle olan çocuklar, ikinci hayatlarında da eşlerine köle oluyorlar.
John Mılton'un dediği gibi,
çocukken belli olur adam, tıpkı günün sabahtan belli olduğu gibi.
hiç kimse, hiç kimseye, oraya gitmeni istemiyorum, onunla görüşmeni istemiyorum, o işi yapmanı istemiyorum gibi kısıtlamalar koyamaz.
hiç bir aşkın sizi yolunuzdan çevirmesine asla izin vermeyin, her daim kendi yolunuzda başınız dik kendi doğrularınızla ilerleyin, bu hayat sizin,
yaşamak istediğiniz hayata dahil olmak istemeyip, sizi değiştirmeye çalışan kişi, sizin için doğru kişi değildir ve bu kişinin yapacağı babalık da tartışılabilir, oturmamış karakterleri adam etmek de sizin göreviniz değildir.
ayrı dünyalarda doğup büyümüş, farklı kişilerin evlilikleri mutlu ise, ortak nokta bulmayı başarmış, doğru karakter sahibi çocuklar yetiştirmiş olmalarında saklıdır.
HAYAT BENİM, HER ANIMI YAŞADIKÇA SEVESİM VAR.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.