Türk Kurtuluş savaşının başlangıcı olan 19 Mayıs 1919 yılının üzerinden 107 yıl sonra kutlamaya hazırlandığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı Türk Gençliğine armağan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, bugünkü hallerimizi görse bizimle övünür müydü acaba?
Nasıl tepki verirdi?
Milli Birlik ve Bütünlüğümüzü tam olarak sağlayabildik mi?
Allah korusun! Bugün bize dış düşmanlardan biri saldırıverse, an itibariyle yüzde elli yüzde elli ikiye ayrılmış bu millet, 107 yıl önce olduğu gibi tek yumruk olup ölmek için cepheye koşar mı acaba?
Tam bu noktada iki yakın komşumuzu ele almak istiyorum; birisi Yunanistan öbürüsü İran.
Önce tarihi düşmanımızı ele alalım; yanlış anlaşılma olmasın bize düşman olmayan hiç kimse ile sorunumuz ya da düşmanlığımız yok. Ama Yunanistan Savunma Bakanı ırkçı Dendias gibi hadsiz şahsiyetler tam olarak düşman sıfatıyla kabul ettiğimiz şahsiyetlerdir.
İçerisinde karaktersiz Dendias gibi sayısız düşmanımızı barındıran bu malum ülke (Yunanistan ), kendileri ile ilgili milli bir mesele vuku bulduğunda içerisindeki her türlü ferdiyle tek yumruk olabilmeyi rahatlıkla başarabiliyor.
Hangi konu olursa olsun, hangi unsura karşı olursa olsun adamlar milli mevzuları olması gerektiği gibi algılayıp, tüm farklılıklarını bir kenarda bırakarak, karşılarına aldıkları muhataplarının karşısına zaafiyet göstermeyecek şekilde tek bir unsur olarak başarıyla çıkabiliyorlar.
Peki ya biz?
Biz aynı şeyleri başarabiliyor muyuz?
İkinci ülke ise İran!
Amerika + İsrail - İran savaşı başlamadan önce İran'daki halk hareketlerini hepimiz biliyoruz: Başı açık olan bir kızın öldürülmesinden dolayı ayağa kalkan insanlara karşı Molla yönetiminin acımasız ve fütursuz karşı koymaları ve sayısı binlerle açıklanan bir çok insanın ölümü, idamlar...
İran Yönetimi de bizi çok sevmez ki en başta PKK'ya vermiş oldukları destek olsun; Irak, Suriye, Lübnan gibi coğrafyalarda yapmış oldukları IŞİD benzeri katliamlar olsun çok kötü bir zihniyete hizmet ettikleri aşikar.
Ama böyle bir yönetimin bile arkasına hiç tereddüt dahi etmeden geçip VATAN'larını savunmaya çalışan o kahraman İran halkını seyrediyoruz bugün.
Bu insanlar ki çok kısa zaman evvel önce bu rejim unsurları tarafından belki de teker teker öldürülmeye çalışılıyorlardı ama esas düşman karşılarına geçince bütün o acı tecrübeler itinayla rafa kaldırılıp herkes tek vücut ülke müdaafasına soyunup sırt sırta, omuz omuza verdi.
Peki ya biz?
Biz nasılız?
Bugün bize İsrail saldırırsa tek vücut olmayı başarabilecek miyiz?
Bugün bize Yunanistan saldırırsa tek vücut olmayı başarabilecek miyiz?
Ve çok iyi biliyoruz ki ne İsrail ne de Yunanistan sadece kendilerinden ibaret değiller.
Yani bu iki piyondan herhangi biri bize saldırırsa arkalarına hemen ABD, Avrupa ve başka ülkeler geçecek.
Yani 107 yıl sonra tarihin tekerrür etme ihtimali yok değil.
Tabi ki dünyanın nereye doğru gitmekte olduğunu ve tekerrür etmekte olan tarihi hepimizin gördüğünü çok iyi biliyorum.
Ama bilmeme rağmen sormaktan da kendimi alamıyorum;
Biz ne haldeyiz?
Allah korusun! Olur da ülkemizin başına bir vukuat gelirse şu portreyle karşılaşmayı asla istemiyorum:
İzmir'in işgali sırasında balkonlara çıkıp Yunan Bayrakları açıp, Yunan askerlerini sevgiyle ve coşkuyla karşılayan Türkler!
Bu aşağılık portre, bu Vatan Hainliği, bu damar tekrar vücut bulsun istemiyorum.
Tamam Dem Parti var falan filan ama benim kastım onlar değil, ben onlardan olmayan diğer vatandaşlarımızdan bahsediyorum.
Dem'in ne olduğunu zaten hepimiz biliyoruz.
Evet, bayramımızı kutluyoruz ama lütfen milli birlik ve bütünlüğümüze önem verelim.
Yunanlıların ve İranlıların düşünmeden başardığı o asil duruşu 107 yıl önce başarmış atalarımızın evlatları olarak bu sorumluluk hepimizin boynunun borcudur.
Son derece hassas zamanlardan geçiyoruz.
Birliğimiz ve bütünlüğümüz için; 19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR bayramımız mübarek olsun.
Saygılarımla



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.