Nedir özgürlük?
Akşam yemeğini düşünmeden
evden çıkabilmek mi?
İstediğin yere,
istediğin kişiyle,
istediğin zaman gidebilmek mi?
Ardında
“Acaba aç mı kaldı,
susuz mu,
beni bekliyor mu?”
diye bir ev bırakmamak mı?
Nerede olduğunu,
kiminle konuştuğunu,
saatin kaç olduğunu
kimseye anlatmak zorunda kalmamak mı?
Bir gece,
hiçbir açıklama yapmadan
çekip gidebilmek mi?
Canın nasıl istiyorsa
öyle yaşayabilmek mi?
Oysa biz…
Daha doğduğumuz gün
sevgi diye sarıldık
ilk prangalarımıza.
Sen kızsın…
Namusumuzsun.
Gözlerini indir yere.
Örf ve âdet dediler,
kültür dediler,
aile dediler…
Evin küçüğü oldun,
sonra kocanın karısı,
çocuklarının annesi…
Herkesin hayatında
bir yerin oldu.
Ama
kendi hayatında
kendin olmayı
ne zaman öğrendin?
Sevgi adı altında
sana sorumluluklar verdiler.
Fedakârlık dediler,
sabır dediler,
annelik dediler,
eş olmak dediler…
Ve sen,
herkesin açlığını,
susuzluğunu,
derdini,
ihtiyacını düşünürken
kendi ruhunun
ne zaman susadığını
unuttun.
Bir ömür,
başkalarının hayatına yetiştin.
Kendine
hiç yetişemedin.
Şimdi soruyorum:
Ne zaman özgür olacağız?
İstediğimiz yere,
istediğimiz kişiyle,
istediğimiz saatte
gidebilmek için…
Kendi hayatımızın
sorumluluğunu
başkalarına açıklamadan
yaşayabilmek için…
Ne zaman?
Toprağın altında mı?




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.