YALAYUTÇULAR
Dar gelirli insanlarımız yıllardır yüksek enflasyon ortamında yaşamakta, adeta yüksek enflasyon cenderesi altında ezilmeye mahkûm edilmekteler.
Yazılar
Dar gelirli insanlarımız yıllardır yüksek enflasyon ortamında yaşamakta, adeta yüksek enflasyon cenderesi altında ezilmeye mahkûm edilmekteler.
Toplumsal dönüşüm ve değişim öylesine değerleri alt üst etti ki kimin doğru tarafta kimin yanlış tarafta olduğunu insanların anlaması mümkün olmuyor. Ülkemiz insanları para kazanma hırsıyla bütün değerlerini ayaklarının altına aldı.
Yorgunluk insanlık bünyesini öylesine sarmış ki gerçeklerin üzerini örtmekten zihniyetler küflenmiş, düşünceler köhneleşmiş, vicdanlar kararmış, zihinler pas tutmuş, merhamet yorgunluktan harekete geçemez olmuş, vicdanlar adeta çelik kasa içinde buz kütlesinin içine konularak kilitlenmiş.
Bir lider çıkıyor, 1925 yılında Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasını sağlıyor. Bu cemiyetin açılış programında ‘İstikbal göklerdedir çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlarından asla emin olamazlar.’ Sözüyle ülkemizin kuruluşunun ilk yıllarında gök vatanın önemini vurguluyor.
Yaşam bir döngü içinde devam etmekte. Bu döngü öylesine iç içe grift bir yapı içinde ki yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıktı sorusunu sorduracak kadar da karmaşık. İnsanlar hayatlarını idame ettirebilmek için bir şeyler yapmak, bir yerlerde çalışmak bir şeylerle uğraşmak zorunda.
Toplumları ayakta tutan argümanların başında şüphesiz değerlerimiz gelmekte. Toplum tarafından değerler ne kadar çok benimsenirse o toplumda huzur ve refah o kadar çok olur. Değerlerin benimsenmesi konusunda ülkemizde ciddi sorunlar var.
Yaşam için ekmek kavgası en kutsal mücadeledir. Hele bu mücadele namerde muhtaç olmamak için yapılıyorsa kutsallığı daha da bir önem arz etmekte. Kaan ve Betül ilk müteşebbis girişimlerinde başarısız olmuşlardı ama öyle hemen pes edecek tiplerden değillerdi.
Kaan ile Betül üniversitede okurken tanışmış ve evlenmişlerdi. Yeni evli gençlerin ikisi de aynı kurumda işe başlamışlardı. Gençlerin İstanbul gibi bir Metropolde yaşamlarını sürdürmeleri çok kolay değildi.
Baba ailenin temel direği, bel kemiği, ana sütunu, ailenin yükünü taşıyanıdır. Baba hem güçlü, hem kudretli hem de adil olduğu gibi zaman zaman sert yüzünü de göstermek zorunda kalan ailenin en önemli üyesidir.
Ülkelerin ekonomik gelişmişlikleri ne yazık ki medeniyet kavramı ile eş değer olarak kullanılmakta ve değerlendirilmekte. Medeniyet gerçekten ekonomik gelişmişlik demek mi?
Bireysel değerler, toplumun temel yapı taşlarını oluşturmakta. Bireysel değerlerin benimsenmesi ve aynı değerlerin ortak paydada buluşması, toplumun tasada ve sevinçte birlikte harekât etmesini sağlar.
Resmi ve özel kurumlarda çalıştığım yıllarda birçok organizasyon planladım ve bunların kusursuz olması için azami düzeyde ihtimam gösterdim.
