Bugün dünyanın en büyük adaletsizliği yalnızca savaşlar değil. İnsan ömrü artık parayla ölçülüyor. Bir insanın ne kadar yaşayacağı çoğu zaman kaderle değil cüzdanıyla belirleniyor. Paran varsa en iyi hastaneler senin için açılıyor. En pahalı ilaçlar sana ulaşıyor. En iyi doktorlar seni yaşatmak için uğraşıyor. Paran yoksa yalnızca bekliyorsun. Bir odanın içinde umutla ölüm arasına sıkışıp kalıyorsun.
İnsanlık çağ atladığını söylüyor. Teknolojiden söz ediyor. Yapay zekâdan söz ediyor. Uzaya gitmekten söz ediyor. Fakat hâlâ bir insanın yaşayıp yaşamayacağına banka hesabı karar veriyor. İşte modern dünyanın en karanlık gerçeği budur.
Kapital düzen insan hayatını bile sınıflara ayırdı. Zengin daha uzun yaşıyor. Fakir daha erken toprağa giriyor. Çünkü sağlık temel bir insan hakkı olmaktan uzaklaştırıldı ve büyük bir ticaret alanına dönüştürüldü. İnsan acısı bile bazı çevrelerin kazanç kapısı hâline geldi.
Ben bunu yalnızca dışarıdan izleyen biri olmadım. Ben bunu yaşayanlardan biri oldum. Babam kanserdi. Hayata kısa bir süre tutunabildi. Belki daha fazla imkânımız olsaydı daha uzun yaşayabilirdi. Belki daha adil bir düzenin içinde olsaydık bugün hâlâ yanımızda olurdu. Ben onu hastalığa yenilen biri olarak görmüyorum, onu öldüren şey hastalık değil, imkanlardı.
Üstelik bu acıyı yaşayan yalnızca bizler değiliz. Bugün SMA hastası çocuklar yardım kampanyalarıyla hayata tutunmaya çalışıyor. DMD kas hastası çocuklar her geçen gün biraz daha eriyor. Aileler ekran ekran dolaşıp çocuklarının yaşaması için destek istiyor. Bir annenin evladını yaşatabilmek adına insanlara yalvarmak zorunda bırakılması insanlık adına büyük bir utançtır.
Ne acıdır ki bazı çocuklar gerekli tedavilere ulaşamadıkları için göz göre göre hayatlarını kaybediyor. Bunun sorumluları vardır. İnsan hayatını paranın arkasına atanlar vardır. Sessiz kalanlar vardır. İmkânı olduğu hâlde görmezden gelenler vardır. Hiç kimse sonsuza kadar gücün ve paranın arkasına saklanamaz. Bu düzenin sahiplerini de bekleyen hazin bir son vardır. İnsanın vicdan karşısındaki yenilgisi dünyanın en ağır çöküşüdür.
İnanıyorum ki bir gün bu düzen değişecek. İnsanların değerini sahip oldukları para değil taşıdıkları hayat belirleyecek. Bir gün yalnızca zenginlerin değil herkesin yaşayabildiği bir dünya kurulacak. Hastanelerin kapısında insanlar ekonomik durumlarına göre ayrılmayacak. Yaşam gerçek bir hak olacak.
O gün geldiğinde belki bugün kaybettiklerimizi geri getiremeyeceğiz ama en azından başka insanların aynı acıları yaşamasına engel olacağız.
Bu satırların sonunda rahmetle babamı ve annemi anıyorum.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Başınız sağolsun. Çok acı yaşadıklarınız. Dilerim bir gün eşitlik kazanır
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim. Dilerim...
Öncelikle ders alınması gereken bir yazı olmuş yüreğinize sağlık. Ayrıca benim babam da kanser atlattı ne kadar zor dönem biliyorum yaşayan biri olarak ve bir inşaat ustası kızıyım bizim ülkemizde inşaat ustası demek ne demek muhtemelen bilirsiniz hasta olur hastaneye gidemezsin vs ve ayrıca başınız sağolsun ne mutlu ki onlara böylesine değerli bir eser bırakmışlar geride iyi yetişmiş bir evlat anne ve babanın eşsiz eseridir
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Güzel ve içten sözleriniz için çok teşekkür ederim. Sizin de bu süreci yaşamış biri olarak hissettiklerinizi çok iyi anlayabiliyorum. Allah herkese mutlu olacağımız bir hayat versin.
Amin inşallah