Pazartesi sabahları insanların yüzüne dikkat edin.
Kimse gerçekten güne başlamıyor; çoğu insan sadece mecburen hareket ediyor.
Otobüs duraklarında yarım uykulu yüzler, trafikte öfkeli korna sesleri, elinde kahveyle koşan insanlar… Herkes aynı düzenin içinde sıkışmış halde. İlginç olan ise kimsenin bunu sorgulamaması.
Çünkü artık yorgunluk normal kabul ediliyor.
Dinlenmek tembellik, mutlu olmak ise “lüks” gibi gösteriliyor.
İnsanlar yıllardır sevmediği hayatlara alışmaya çalışıyor. Pazartesi sendromu denilen şey de aslında alarm sesi değil; insanın istemediği bir düzene her hafta yeniden teslim olmasıdır.
Bir zamanlar insanlar yaşamak için çalışıyordu.
Şimdi çoğu insan sadece ay sonuna ulaşabilmek için tükeniyor.
Ve en acısı şu:
Herkes çok meşgul ama kimsenin gerçekten kendine ait bir zamanı yok.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.