YazYorum
Deneme24 Haz 2026

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Tiyatro için mekanın sessiz olması birazcık önemli sanki.

Selin Gezeroglu|24 Haziran 2026|2 dk okuma
42 görüntülenme|2 yorum



Dünün, bugünün, geleceğin romanı. Bazı gerçekler her dönemde, her nesilde oldu, oluyor, olacak.

Verilen mesajları her dönem için kullanabiliriz.

İnsanın iyilikten kötülüğe geçişi çok kolay ve çabuktur.

Sahnede tek kişi vardı, ama dev bir kadro vardı, muhteşem bir uyarlama.

Serkan Keskin, MÜBAREK, tam iki saat boyunca, devamlı konuştun, sen konuştukça benim su içesim geldi. 

Nasıl bir performanstır bu, insanın sesi hiç mi gitmez, tek bir an bile boşluk olmadı, sahnede tek başınaydın ama dev bir kadro ile karşımızdaydın.

Tüm açık hava dakikalarca ayakta alkışladı.

Keşke kapalı bir mekandaki bir oyuna gelmiş olsaydım. Açık havada ilk defa, cumartesi akşamı bir tiyatroya izledim. Yakın civardaki yeni nesil meyhanelerden gelen çok yüksek sesli müzik sesi, konsantre olmamızı ne yazık ki engelledi.

Beynimin yarısı duyduğu müziğe eşlik ederken, diğer yarısı ile sahneye odaklanmak için büyük bir çaba sarf ettim. Zaman zaman oyuncuyu duymakta bile zorlandım.

Kafamda aynı anda oyun replikleri dönerken, bir yandan da eller havaya şarkı sözleri dolaşıyordu.

Bir an tüm açık hava sahneye çıkıp halaya başlayacak sandım.

Böylesine muhteşem bir oyunculuk, böylesine muhteşem bir uyarlama uzun yıllar ayakta alkışlanmaya devam etmeli.  Kışın kapalı bir mekanda tekrar görüşmek üzere.

Oyunun konusuna gelince : ( kaynak sis dergi )

Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır.  Halit Ayarcı öncesi ve sonrası. Kahramanımızın hayatı yedi ana bölüme ayrılabilir.

 1) Çocukluk

 2) Sünnet ve dayısının verdiği saat

 3) Nuri Efendi yanında başlayan çıraklık hayatı

 4) Askerlik ve sonrasındaki ilk evliliği

 5) Tımarhane ve Dr. Ramiz ile tanışması

 6) İkinci evliliği

 7) İş, dernekler ve kahve hayatı.


Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Parmaksız Piyanist|

Bir tarafta sahne deneyiminin canlı, neredeyse kaotik algısı var. Açık hava, sesler, meyhane müziği, oyuncunun performansı… Hepsi aynı zihinde çarpışıyor. Bu kısım çok dürüst: seyirciyi “temiz bir estetik deneyim” değil, gerçek bir dikkat savaşı içinde gösteriyor. Diğer tarafta ise metnin ikinci yarısı ansiklopedik bir soğuma yaşıyor. Oyunun konusu ve bölümlenmesi bir anda akademik bir özet formuna giriyor. Bu geçiş aslında istemeden de olsa bir anlam üretiyor: hayatın deneyimi ile onu açıklama ihtiyacı birbirine karışıyor. Ama en vurucu fikir şu satırların içinde saklı: “Beynimin yarısı oyuna, yarısı müziğe gidiyor.”

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Selin Gezeroglu|

Oyunu kapalı bir anda tekrar izlemeliyim, kendimi izlemiş gibi kabul edemiyorum.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme16 Ağu 2026

Yalnızlığın Şiirdeki Sesi

Şiir, insanın kendi iç sesine ve saklı yaralarına kulak vermesini sağlayan; edebiyattan müziğe, felsefeden ruh sağlığına kadar insanı iyileştiren ve en karanlık vakitler sonrasında güneşin doğmasını sağlayan vazgeçilmez bir sığınaktır.

Özgür SARI·2 dk·2·351
Deneme16 Ağu 2026

ÖLÜ SANATÇILAR

Bir gün değerim bilindiğinde ölmüş olmam umarım. Çünkü dünya öyle nankör bir yer ki ölenler yaşayanlardan her zaman daha değerli.

Eda Gizem Arslan·1 dk·0·282