Bir çoğumuz arkadaşlarımız ile zaman geçirmeyi, ailemiz ile zaman geçirmeye tercih ederiz.
Yaşıtlarımız ile olmak daha keyif verir sanki.
Aile sofraları, özel günler veya bayramlar gibi zamanlarda yeterli görülür. Hatta o günler bile bazen fazla gelir, yemek sonrası canımız sıkılmaya başlar. Tatlı yenip bitse de bir an önce kaçsak deriz.
Yılbaşında, 12.00 sonrası dışarı çıkılacak ise, dakikalar sayılır.
Yaşımız ilerledikçe, evde olma isteğimiz arttıkça, aile ile geçen zaman artmaya başlar. Bu arada evlenmişsek, hatta bir de çocuk sahibi olmuşsak, ailenin önemini giderek daha da anlamaya başlarız.
Peki nedir aile?
Kağıt üstündeki tanımı: aralarında kan bağı, evlilik veya yasal bağlar bulunan, toplumun en küçük ve temel yapı birimi.
Bu küçük temel yapı, her daim mutlu ve huzurlu olduğumuz yer midir?
Keşke buna %100 evet diye cevap verebilseydik.
Toplumumuzda zorla kurulmuş, yoksulluk içinde yaşayan ailelerdeki sıkıntılara hep beraber şahit olurken, varlık içinde yaşayan, farklı sıkıntılar ile boğuşan aileleri de görmüyor değiliz.
İnsanoğlunun, sahip olduğu güzelliklere, kaybettiği zaman farkına varmak gibi bir özelliği var.
Sahip olduğu güzelliklerin kalbini kırarken, bir başkasının öyle bir güzellik için neleri verebileceğini düşünmez.
Dizilerde izlediğimiz, sevgi yumağı içinde yaşayan ailelerin oranı kaçtır acaba?
Şu gerçeği de unutmayalım. (Normal şartlarda) Dört duvarınız içinde, sıkıntılarınız ne olursa olsun, başınıza bir şey geldiği zaman, yanınızda 7/24 olan sadece, biyolojik veya seçilmiş, aileniz olur. Gelen giden tüm ziyaretçilerin ayaklarına sağlık, sağ olun var olun.
Aile tanımını, kendi küçük dünyamda ben yapacak olursam:
Sabahın ilk saatlerinde tuvalet sırası için kavga edip, 10 dakika sonra bir dilim ekmeği paylaşmak.
Yüksek rakamlı elektrik faturası için tartışıp, eve klima taktırmak.
Yapılmış gereksiz bir masraf için söylenip, gidip parmak arası terlik almak.
Televizyon kumandası için yarışıp, oturup hep beraber reklamları izlemek.
Uzun lafın kısası, evinizde gün içinde yaşadığınız olumsuzluğu konuşarak çözebiliyor iseniz.
Bir kalıp peynir için kavga edip, bir parça çikolatayı paylaşabiliyor iseniz.
Tv karşısında, tek bir battaniye altında, hep beraber sıkışabiliyorsanız.
Siz bir ailesiniz demektir. Soyadınızın aynı olması şart değildir.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
😊 çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık ama hemen her şeyde olduğu gibi ailenin de eskilerini özler olduk bu zamanda. Dedesiyle, nenesiyle kalabalık olan ve yeni nesillerin eski nesil şefkatiyle yetiştirilip sağlam altyapıların oluşturulduğu cevherlerimiz yok oldu. Şimdi sadece çekirdek aileler kaldı eller de ve onları da yok edebilmek için kocaman bir çaba var. Bazı musibetler farkında olmadığımız cevherlere çöp muamelesi yaptığımızdan gelir başımıza belki de. Kaleminize sağlık👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
o kadar haklısınız ki. çok teşekkür ederim