SİNEMA ODASI / ACIMASIZCA SEVME SEANSI
Fildişi Kuleden Varoşun Absürtlüğüne: "Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi veyahut Yan Yana" filmi üzerine...


Başarılar
Varoluşsal sancılarını kucaklamış, yolunu bulmaya çalışan bir kayıp ruh. Hakikat arayıcısı, varlık yolcusu. Yazar, çizer söyler, düşünür. Herkeste olanı, sadece kendinde olanla birleştirmiş evren tozu.
Yazılar
Fildişi Kuleden Varoşun Absürtlüğüne: "Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi veyahut Yan Yana" filmi üzerine...

Bu hikaye, Çağan Irmak'ın Kabuslar Evi serisinin 3. filmi Hayal-i Cihan'dan esinlenilmiştir.


Evreni bir cetvel, hayatı da kusursuz bir sebep-sonuç ilişkisi zannediyoruz.

Ceket, omzuma tam oturdu. Terzinin kim olduğunu, astarın hangi dükkandan alındığını hatırlamıyordum ama düğmeleri iliklerken parmaklarım hiç yabancılık çekmedi.

19. yüzyıl Londra’sının sisli sokaklarında, yağmur damlalarını dijital verilere dönüştüren gizli bir şemsiye ağının ve tarihin ilk yapay zekasının izini sürüyoruz. Bu metin, teknoloji tarihinin resmi kitaplarca neden büyük bir titizlikle gizlendiğini sorgulayan kışkırtıcı bir iddiadır. 😉

Yapay Zekanın Küresel Tehditten Plaza Çalışanına Dikey Geçişi

Modern rasyonalizm, insanlığa trajikomik bir vaatte bulundu: Yeterince veri toplarsak, varoluşun o tekinsiz boşluğunu evcilleştirebiliriz.

"Evcilleştirilmiş Ontolojimiz Üzerine Bir Akşamüstü Söyleşisi"

İnsanoğlu asırlardır milyarlarca dolar harcayıp zamanı bükebilecek, bizi geçmişe ya da geleceğe fırlatacak metalik zaman makineleri inşa etmeye çalışıyor.

Hayatın o bitmek bilmeyen hengamesi içinde durup kendimize şu tuhaf soruyu sorduğumuz anlar olur: "Biz gerçekten var mıyız, yoksa çok iyi kurgulanmış, yüksek bütçeli bir rüyanın tam ortasında mıyız?"

Türk şiirinin tarihinde bazı dönemler yalnızca estetik bir değişimi değil, düşünme biçiminin dönüşümünü temsil eder.

