YazYorum
Şiir2 Tem 2026

Dar Zamanlar Taksimi

Herkes bir yerlere yetişiyor, bu kesin.

Sevil Arık Tok|2 Temmuz 2026|2 dk okuma
211 görüntülenme|0 yorum

Mekânın telaşı, akıp giden bu ritim... şüphe yok.

Sokak, kendi gürültüsünde bir gölge gibi eriyor.

Ben bir masanın köşesinde, sanki bu loş dünyayı

Kendi içimde ilk defa kurmuş ve kaybetmiş gibi oturuyorum.

Önümde bir bardak kehribar sükûnet, billur bir keder

Ve bu sınırlarını bir türlü bulamadığım, zamana taşan gövdem.

​İnsan en çok kendi varlığının ağırlığından yorulurmuş, anladım.

Çünkü gövde dediğin, eski ihtilallerin, unutulmuş sokak seslerinin

Ve uykuda saklanan hatıraların biriktiği tekinsiz kuyu.

​Alıp başımı gitsem, mesafeler de tükeniyor bir taşra garının yalnızlığında.

Orada da eski terziler... Ellerinde paslı makaslar,

Geniş zamandan insana dar gelen hazımsız hayatları biçiyorlar.

Orada da memurlar, uykulu hafıza, mazi kokan kahvehaneler...

​Yalnızlık, öyle birkaç parça giysi gibi taşınmıyor ahşap bavullarda;

Gelip kuruluyor kırık bir sandalyenin yamacına

"Ee," diyor, "şimdi hangi rüyanın arkasına gizleneceksin?"

​Biz bir şeyi unuttuk; belki de en çok birbirimizin çehresindeki sükûneti.

Beton kütleler yükseldi, gökyüzünü bir mirası bölüşür gibi taksim ettiler.

Maviyi, bir arsa payı, bir tapu senedi gibi dağıttılar aramızda.

Şimdi herkes, kendi hissesine düşen daraltılmış bir gökyüzünden

Kendi içindeki derin uçuruma bakıyor içi daralarak.

​Kiminle konuşsam, parmaklarında bir akşamüstü tortusu, gecikmişliğin sızısı...

Oysa vakit tam dokuz; ne bir tren kaçtı, ne bir şarkı yarım.

Sadece raylar kendi geçmişinde paslanmış,

Bizimse ne sığınacak zamanımız, ne de anlatacak bir rüyamız kalmamış

​İşte böyle üstadım, insan kendi evinde bile bir misafir gibi oturuyor artık.

Cila kokan büfeler, ağır halılar, radyodan sızan eski makamlar...

Hepsi birer paravan, hepsi bu kurak, büyük yalnızlığı örtmek için birer hile.

Bir başkasının ölçüp biçtiği hazır elbiselerin içinde kaybolduk hepimiz.

​Şimdi kalkıp ceketimi, yani bu dünyalık zırhımı alayım.

İnsanın kendi sessizliğinin altından kalkması,

Bu kentin bütün gürültüsüne göğüs germesinden daha ağır çünkü.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar