Aradım
Senin o gözlerini öyle çok aradım ki
Bazen bir ressamın portresindeki fırça darbesi
Çoğu kez sokak çocuğunun umudunda
Çoğu kez de ardı ardına gelen bir romanın sayfalarında
Buldum o yaş döken gözlerini
Vazgeçmek istedim çoğu kez
Yılmıştı çünkü gönlüm seni aramaktan
Ama yılmadım aramaktan
Susmadım,konuştum,aradım
Bazen ortaçağ’da buldum kendimi
Afaroz edilirken
Bazen de bir çağ kapanırken
Kendimi Davinci’nin yanında buldum
Monaliza’yı çizerken
Roma’da buldum kendimi
Taş sokaklarda yürürken
Pompei’de kül olurken
Hayyam’la tanıştım şarap sofrasında
Perslerle tanışıp Asman oldum
Mısır’da Ra ile güneşi devirdik
Nil’in kıyısında
Zeus ile şimşekler çaktım
Eros ile aşkı tekrar nakşettirdik gönüllere
Hep seni aramak adına
O gözlerini son bir defa görmek adına
Bunun için değilmiydi zaten
Nietzsche ile hastaneye tıkılmam
Degilmiydi niyetim
Leyla ile Mecnun’u Kerem ile Aslı’yı
Mem ile Zin’i kıskandırmak
Benim aşkım,sevgim daha büyük diye.
İstedim hep istedim senin olmayı
Esmer bir çocuğun umudu gibi
Pir sultan abdal’ın şaha kavuşmak
İstediği gibi,benimde sana kavuşmak istemem
Acı çektim sana kavuşmak isterken
Natre Dame’ın kamburunda bazen
Quasimido oldum kırbaçlandım
Nesimi ile derim yüzüldü bazen
Bazende Malcom X oldum 16 kurşun yedim bedenime
Bütün bu çabalarım,gezmelerim,acılarım
Sana,yüreğine son bir defa
Gönlümü açabilmekti.
Tam elma olabilmekti
Sartre’ı haksız çıkarmaktı
Oysa bütün çabalarım nafileydi.
Bulamadım seni,yüreğini
Kendimi buldum kendimi seni ararken
Gorki’nin acılarında buldum kendimi
Feqiye Teyran’ın şiirlerinde buldum kendimi
O güzel kuşlarından biri oldum
Göçtüm bu diyarlardan
Seni bulamadığım ve koklayamadığım
Bu diyarlardan sonsuza dek uçup gittim.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.