YazYorum
Deneme31 Ağu 2026

Asil Kan

Belki de o sensin!

Sefer Eroğlu|31 Ağustos 2026|3 dk okuma
188 görüntülenme|0 yorum

30 Ağustos 1922 tarihli Çarşamba gününde Türk Ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruzumuzun her yıl olduğu gibi üzerinden 104 yıl sonra bugün de sevinç, heyecan ve mutlulukla kutlarken Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit, gazi ve atalarımızı rahmet ve hörmetle anıyoruz.

Ne mutlu bize ki; o günlerin asil kanları üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirmekten bir an bile çekinmeyip anın, durumun ve şartların gerekliliklerini tastamam yerine getirerek bugün bizlerin bu topraklar üzerinde özgür ve başı dik şekilde dolaşmamıza vesile olmuşlar.

Hepsinden Allah razı olsun!

O günleri kabaca hatırlayacak olursak Osmanlı İmparatorluğu Ali Cengiz oyunuyla Almanya'nın yanında 1. Dünya Savaşına sokulmuş ve cihan harbinin sona ermesinin hemen ardından Sevr Anlaşması ile emperyalist Yedi Düel üzerimize saldırmış, koskocaman Türk Milleti tarihte hiç uğramamış olduğu şekilde kuduz köpeklerce parçalanmaya çalışılmış.

İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Ermeniler, Rumlar...

Veee tarih kitaplarında yazmayan Amerika Birleşik Devletleri!

Konu buraya gelmişken lafı daha fazla uzatmadan hemen gelelim günümüze; ki o zamanın tarihi gelişmelerini hemen hepimiz biliyoruz.

Tarih tekerrür ediyor!

Kocaman Türk Milleti olarak 104 yıl sonra bu muazzam zaferimizi kutlarken başlamış ve ortalarında dolaşmakta olduğumuz 3. Dünya savaşının havalarını teneffüs ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları o vakitlerde iç ve dış olmak üzere hangi düşmanlarla muhatap olmuşlarsa bugün de aynı düşmanlar aynı ya da benzer suretlerle düşmanlık etmekten geri durmuyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşmanlık edeceğim diye hiç bir sınır tanımadan ülkeye, Vatana ve millete ihanet etmekten çekinmeyen tayfadan tut, dış mihraklarca beslenip ülke yönetimini ele geçirmeye çalışan terörist dini (!) yapılara çık.

Dünün fetösü, bugünün Süleymancısı...

Bugün vatan hainliği en revaçta olan konum!

Ağlanacak halimiz var ama biz utanmadan sıkılmadan halaaa gülüyoruz.

ALLAH'tan Savunma Sanayimiz son 9-10 yılda o mükemmel sıçramayı gerçekleştirdi de emperyalistler İRAN'dan evvel bizi ele almadılar.

Türk Silahlı Kuvvetleri her zaman olduğu gibi bizim güvencemiz ve göz bebeğimiz. Rabbim ayaklarına taş değdirtmesin.

Amin!

Ülke içinde berbat olan siyaset, ülke dışında doğru hareketlerle tolere edilmeye çalışılırken ülke içerisindeki insanlarımız yüzde elli yüzde elli şeklinde ikiye ayrılmış tam olarak.

Durum o kadar vahim bir durum aldı ki; Yunan askerleri bugün İzmir'e çıksa Yunan bayraklarını sallayacak sayısız insanımızın olacağından hiç şüphem yok malesef.

Her tatil fırsatını Yunan tatil beldelerinde geçirmek bunun bir göstergesi sayılabilir belki...

Durum bu kadar kötü yani...

Ülkede muhalefet diye bir şey yok!

Hepsi birbirinin aynısı!

Gelenin gidenden, geleceğin gidecekten farkı yok!

Siyaset kurumuna güven 100 üzerinden SIFIR!

Osmanlıyı batıran her şey günümüzde fazlasıyla var!

Mesela;

" Devlet malı Deniz, yemeyen keriz " mottosu...

Sadece bunu örnek vermek bile başka hiç bir örnek vermeye gerek olmadığına güçlü bir dayanak olacaktır muhakkak.

Beşik ulemalığından tut, her şey...

Etrafımızı çevirmiş Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan, İsrail, İngiltere, Fransa ve diğerleri.

En ufak bir tökezlememizi bekliyorlar.

Tökezkeme olmayacaksa da Kıbrıs üzerinden ya da Suriye üzerinden bir alavere dalavere ile üzerimize çullanma planlarını tazeleyip tazeleyip duruyorlar.

Okullarda ANDI'mız kaldırılmış olabilir ama Mustafa Kemal ATATÜRK'ün seslendiği o ASİL KAN belki de sensin!

Çizmeye çalıştığım portreyi iyi anla!

Zamanı geldiğinde onun sen olduğunu bilerek yola çık.

" Ey Türk istikbalinin evladı! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL KANDA mevcuttur."

Her Türk ASKER doğar!

Zafer Bayramımız kutlu olsun!

Saygılarımla


Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme17 Eyl 2026

GİDENLERİN MEVSİMİ

Sonbaharın düşen yapraklarından yola çıkan yazı; hayatımızdan eksilen insanları, yarım kalan vedaları ve geride kalanların sessiz dönüşümünü anlatıyor. Çünkü bazı gidişler bir son değil, insanın kendine yeniden döndüğü bir başlangıçtır.

Aylin Turan·4 dk·0·508