Ne olduğunu bilmediğim bir ağırlık seni benden ayıran,
Git diyorum kendime dayan kapısına.
Dedim ya!
Bir ağırlık işte, dizlerimin bağını çözüveren, yürümeme engel olan.
Çok ta uzak değilsin oysa,
Sigaramı bir yaksam, yanındayım daha izmarite basmadan.
Olmuyor bir türlü,
Bir ağırlık var üstümde sana giden yolları uzatan.
Güzel günlerimizi hatırlamış buluyorum kendimi bazen,
Yalnız senin ve benim olduğum, bizim olan.
Hep bir tebessümle geliyorum kendime,
Ve avcuma düşüyor hüsran.
Ne zaman seni hatırlasam, çıkıyor katlayıp koyduğum yerden
Ve dikiliyor karşıma sen oluyorsun.
Bir garip oluyorum ki o an,
Tarifi mümkün değil, sadece garip.
Önceden taptığımsın, gözüne bakıp incitmekten korktuğum,
Şimdi ise bir başka demdeyim,
Ve çay değilim sana değilim.
Bir garip işte, gün bile farklı doğuyor artık.
Bilmiyorum, mum bile farklı yanıyor,
Sadece yandığı kadar aydınlık.
Sigara, yalnızca dumanını çektiğimde sigara,
Sen yoksun ve pek üzülmüyorum buna,
Elimde kalan kendimim yani yalnızlık.
Ve üzgünüm, insan ne kadar üzülürse yalnızlığına.
Aslında çok üzgünüm,
Ve yalnız olmaktan çok daha kötü.
Aslında çok sensizim,
Ve sanırım senli olmaktan çok daha iyi.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk okuduğumda “git peşinden, bırakma onu” diyecektim ama son cümlene istinaden “gitme vardır bir bildiğin o yüzden o ağırlık var; az sabır zaman iyileştirir” diyorum
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.