YazYorum
Deneme27 Eyl 2026

CİHANGİR'DE DEVREMÜLK

kimse, yaşamadığı bir şeyin zorluğunu bilemez dimi ?

Selin Gezeroglu|27 Eylül 2026|2 dk okuma
187 görüntülenme|0 yorum

biz yine Cihangir'de devre mülkümüzde ( Taksim ilk yardım hastanesi ) günlerimizi yaşıyoruz.

bir çok tanıdıklarımıza, komşularımıza denk geldiğimiz gibi, bir çok da hatıralarda bile yer almasını istemediğimiz kötü hikayelere denk geliyoruz.

18-19 yaşında gençlerin, bir anda hayata veda etmeleri mi ?

pırıl pırıl, yüksek üniversite mezunu çocuklarımızın, ömür boyu hastaneye muhtaç olmalarımı ?

müdahale edilemediği için, aklı başı yerinde olup da, son günlerini yaşadığını bilen hastalar mı ?

yoğun bakıma biberon ile giren hemşire mi ?

kızının çektiği acılar için başında bekleyen babanın çaresizliği mi ?

annesinin, babasının son günlerin de elini tutan evlatları mı ?

hadi bunları bir sıraya koyun, hangisi daha acı sizce ?

bunlar yeterli değil ise, listeyi uzatabiliriz, ama gerek yok bence.

yaşamış olduğunuz hayatlarınıza şükür etmeniz için, daha ne kadar örnek sunmamı istersiniz.

en büyük sorununuz nedir ? 

cüzdanınızdaki eksik paranız mı ? bacağınızdaki fazla yağlar mı ? sarkmış deriniz mi ?

evinizin duvarlarının yağmurda su alması mı ? pırlanta yüzüğünüzün kalitesinin düşük olması mı ?

ya da ne bileyim evinizin bir oda eksik oluşu mu ? yazlığınızın olmaması mı ? epilasyonun siz de işe yaramaması mı? iflas etmeniz mi ? 

sahip olduğunuz hayatın, ne kadar da güzel ve kaliteli olduğunun farkına varmak için, bir yakınınızın hastaneye yatması ve tüm bunlara şahit mi olmanız gerekiyor ?

ama kimse, yaşamadığı bir şeyin zorluğunu bilemez dimi ?

siz herhangi bir tedavi görmeden çocuk sahibi olduysanız, tüp bebek tedavisi gören birinin sıkıntılarını anlayamazsınız.

veya hiç diyet yapmadıysanız, kilolu birinin bu konudaki sıkıntısı size şımarıklık gibi gelir. o kişinin ayakkabı dahi alırken yaşadığı sıkıntıyı tahmin bile edemezsiniz.

ama hayat böyle bir şey, bir tarafta pırlantasına üzülen, diğer tarafta çocuğuna üzülen. 

bu kimsenin suçu değil.

lütfen beni yanlış anlamayın, amacım insanların acıları üzerinden prim yapacak bir yazı yazmak değil.

bu günlerdeki içinde bulunduğum ruh halimi, bu şekilde kaleme alabildim.

umarım tüm ömrünüz boyunca, en büyük derdiniz, sürmüş olduğunuz ojenin, kurumadan bir yere çarpıp bozulması olur.


Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar