YazYorum
Psikoloji5 May 2026

Depresyon ve Okul Başarısı

Depresyonda olan insanların iş hayatlarında, sosyal ilişkilerinde, eğitimlerinde ve günlük yaşam durumlarında olumsuzluklar gözlenmektedir. Peki majör depresyon bozukluğu okul başarısını mı etkiler yoksa okul başarısı majör depresyon bozukluğunda koruyucu bir faktör olabilir mi?

Ali Ramazan Kırıkparmak|5 Mayıs 2026|4 dk okuma
147 görüntülenme|6 beğeni|0 yorum

Majör Depresyon Bozukluğu ile Okul Başarısı Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

27/12/2020

Majör depresyon bozukluğunun insanlara hayatın birçok önemli noktasında olumsuz etkileri olmuştur. Bu hastalığa sahip olan insanların iş hayatlarında, sosyal ilişkilerinde, eğitimlerinde ve günlük yaşam durumlarında olumsuzluklar gözlenmektedir. Peki majör depresyon bozukluğu okul başarısını mı etkiler yoksa okul başarısı majör depresyon bozukluğunda koruyucu bir faktör olabilir mi? Bu sorular merak edilmiş ve birçok araştırma yapılmıştır. Alanyazında okul başarısı sadece okuldaki not ortalaması olarak değil eğitim düzeyi olarak da ele alınmıştır. 

Ergenlerle yapılan boylamsal bir çalışmada (Hishinuma, Chang, McArdle, & Hamagami, 2012) ergenlerde gözlenen depresif belirtilerin akademik başarıyı etkilediği bulunmuştur. Bu araştırmaya göre ergende gözlenen depresif belirtiler arttıkça okuldaki not ortalaması düşmektedir. Hawaii’de yapılan bu çalışmada Hawaii yerlileri ile Hawaii’li olmayan insanlar karşılaştırılmış ve kültürel etkinin olmadığı bulunmuştur. Yani bu sonuç sadece Hawaii yerlisi olan insanlara özgü bir durum değildir. Ancak yapılan başka bir çalışma ( Inaba, ve diğerleri, 2005) bu araştırmanın sonuçlarına karşı çıkmıştır. Hem Amerika hem de Japonya’da yapılan bu araştırmada depresyonun, özellikle majör depresyon bozukluğunun Japonya’da eğitimle anlamlı herhangi bir ilişkisi bulunamamıştır. Ancak Amerika’da ise bu durum tam tersidir. Amerika’da Majör depresyon bozukluğuna sahip olan insanların okul başarıları düşmektedir. Bu araştırmaya göre depresyonun etiyolojisi ve etkilerinde kültürel farklılıklar ön plana çıkmaktadır. Buradan hareketle iki araştırmaya da bakarsak boylamsal olan çalışmada örneklem diğer çalışmaya göre oldukça dardır. İncelenen kişiler sadece Amerika’da olan farklı eyalette olan kişilerdir. Diğer çalışmada ise örneklem daha geniştir ve kültürel farklılık çerçevesinde ele alınan sonuçların daha doğru olduğunu söylemek mümkündür.

Yapılan başka bir araştırmada (Fröjd, ve diğerleri, 2008) majör depresyon bozukluğu ile okul başarısının ilişkili olduğu öne sürülmüştür. Bu araştırmaya göre majör depresyon bozukluğu okuldaki not ortalamasının düşmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca okuldaki elde edilen başarısızlıklar ve kötü not ortalamaları majör depresyon bozukluğunun habercisi olduğu dile getirilmiştir. Bu araştırmanın örneklemi ise yine batı ülkelerinin insanlarından oluşmaktadır. Bu araştırmanın sonuçları da daha önceki bahsedilen iki araştırmanın sonuçlarıyla da tutarlıdır. Avustralya’da yapılan bir araştırmada (Leach & Butterworth, 2012) ise daha önce bahsedilen araştırmaların sonuçlarını desteklemekle birlikte o araştırmalardan farklı olarak önemli bir konu üzerinde durur. Majör depresyon bozukluğuna sahip olan insanların diğer insanlara göre okulu tamamlaması daha zordur. Bu hastalıktan mustarip olan insanların okulu yarıda bırakması söz konusudur.

Çin’de yapılan bir araştırmada (Gan, ve diğerleri, 2012) ise eğitim düzeyi ile majör depresyon bozukluğu arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular ise Amerika’da ve Avrupa’da hazırlanan raporların düşük eğitim düzeyinin majör depresyon bozukluklarını şiddetini ve riskini arttırdığına dair olan hipotezleriyle tutarsızdır. Çünkü bu araştırmada elde edilen sonuçlara göre Çin’deki eğitim durumu ile majör depresyon bozukluğu arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır.  10 yıldan daha uzun eğitim almış insanların majör depresyon bozukluğu geçirme riski daha yüksektir. Düşük eğitim düzeyi ile epizod sayısındaki artış ilişkili değildir. Çin’de yapılan başka bir araştırmada (Shi, ve diğerleri, 2014) ise durum şaşırtıcı bir şekilde tam tersidir. Düşük eğitim düzeyine sahip olan insanlarda yüksek eğitim düzeyine sahip olan insanlara göre epizod sayısı oldukça fazladır. Majör depresyon riski ve şiddeti eğitim düzeyi ve eğitimsel kazanıma göre değişir. Yüksek eğitim düzeyi veya akademik başarı majör depresyon bozukluğuna karşı bir koruyucu faktördür. İlk çalışmadaki örneklem 30 ile 60 yaşlarında olan 1970 Çinli kadından oluşmaktadır. İkinci çalışmada ise örneklem 30 ile 60 yaşlarında olan 4000 Çinli kadından oluşmaktadır. Hangi çalışmanın diğer çalışmadan daha güvenilir ve geçerli olduğunu söylemek oldukça zordur. Ancak ikinci çalışma daha geniş bir örnekleme sahiptir ve Batı ülkelerinde oluşturulan hipotezleri desteklemektedir. 

 

Kaynakça

Inaba, A., Thoits, P., Ueno, K., Gove, W., Evenson, R., & Sloan, M. (2005). Depression in the United States and Japan: Gender,marital status,and SES patterns. Social Science & Medicine 61, 2280–2292.

Fröjd, S., Nissinen, E., Pelkonen, M., Marttunen, M., Koivisto, A.-M., & Kaltiala-Heino, R. (2008). Depression and school performance in middle adolescent boys and girls. Journal of Adolescence 31, 485–498.

Gan, Z., Li, Y., Xie, D., Shao, C., Yang, F., Shen, Y., . . . Zhang, J. (2012). The impact of educational status on the clinical features of major depressive disorder among Chinese women. Journal of Affective Disorders 136, 988–992.

Hishinuma, E., Chang, J., McArdle, J., & Hamagami, F. (2012). Potential Causal Relationship Between Depressive Symptoms and Academic Achievement in the Hawaiian High Schools Health Survey Using Contemporary Longitudinal Latent Variable Change Models. American Psychological Association, 1327–1342.

Leach, L. S., & Butterworth, P. (2012). The effect of early on set common mental disorders on educational attainment in Australia. Psychiatry Research 199, 51-57.

Shi, J., Zhang, Y., Liu, F., Li, Y., Wang, J., Flint, J., . . . Kendler, K. (2014). Associations of Educational Attainment, Occupation, Social Class and Major Depressive Disorder among Han Chinese Women. Plos One 9 (1), 1-7.

 

 

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Psikoloji14 May 2026

İFADE ETMENİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Geçmişte veya şimdiki zamanda, yaşayamadığımız, ifade edemediğimiz ve bastırdığımız duygular, dile getiremediğimiz düşünceler, söylemler ve hisler içimizde olumsuz bir enerji biriktirir. Bu biriken enerji, kendisini psikolojik veya fizyolojik hastalıklarla ortaya çıkarır.

Ali Ramazan Kırıkparmak·2 dk·10·0·146