YazYorum

Durmak Bitiş midir , Başlangıç mı ?

Sonun başlangıcı...

Irmak|1 Temmuz 2026|2 dk okuma
130 görüntülenme|4 yorum

Bazen duraksamayı, bir şeylerden kaçış ya da kesin bir son zannederiz. O noktadan sonra başladığımız şeye devam edemeyeceğimize, bocaladığımıza, hatta belki de beceriksiz olduğumuza kendimizi inandırırız. 

Oysa her son içinde yeni bir başlangıcın ihtimalini taşır. Hayat da en nihayetinde kaderin görünmez iplikleriyle birbirine bağlanmış olaylar silsilesi değil midir? Öyleyse neden bunun farkına varamıyoruz? Neden her duyguyu aceleyle yaşayıp güzel olabilecek şeylerin ihtimalini baltalayıp olmadı diye kestirip atıyoruz? 

Hayatın bitmek bilmeyen koşuşturmacasında duygularımızı sıradan şeylermiş gibi yaşayıp geçiyoruz. Bazen durmak gerekir; düşünmek, hissetmek ve yaşadığımız anı gerçekten nefes almak kadar fark etmek gerekir. Belki de bizi sonun başlangıcına götüren şey, sürekli ilerlemek değil; doğru zamanda durup kendimizi dinleyebilmek, hislerimize izin vermektir. 

İnsan çoğu zaman suskunluğunu bile aceleyle yaşar. Kendine ayırdığı birkaç dakikayı bile bir eksiklik gibi görür. Sürekli bir yerlere yetişmek, bir şeyleri tamamlamak, bir sonraki noktaya ulaşmak zorundaymış gibi hisseder. Fakat unuttuğumuz bir gerçek var: Hayat yalnızca vardığımız yerlerden, başarılarımızdan, işlerimizden ibaret değildir. Bizi biz yapan, çoğu zaman durduğumuz, düşündüğümüz ve yeniden yönümüzü belirlediğimiz anlardır. 

Belki de korktuğumuz şey durmak değil, durduğumuzda kendimizle baş başa kalmaktır. Çünkü sessizlik, bastırdığımız düşünceleri gün yüzüne çıkarır. Kaçtığımız soruları yeniden önümüze koyar. Cevaplarını ertelediğimiz duygularla yüzleştirir bizi. 

Her kırgınlık bir şey öğretir, her kayıp başka bir anın kıymetini hatırlatır. Her vazgeçiş, aslında başka bir kapıyı aralar. Bazen bunu hemen fark edemeyiz. Acının içindeyken gerçeği görmek zordur. Belki de hayatın bizden istediği şey, kusursuz olmak değildir. Belki sadece hissetmek, anlamaya çalışmak ve yeniden başlayabilecek cesareti kendimizde bulmaktır. Çünkü insanı ayakta tutan şey hiç kaybetmemesi değil, her kaybettiğinde yeniden başlamayı öğrenmesidir. 

Bu yüzden bazen durmaktan, hissetmekten korkmamak gerekir. Çünkü durmak, her zaman kaybetmek anlamına gelmez. Bazen durmak; nefes almak, kendine alan tanımak, hayatın dramından sıyrılmaktır.  

Kim bilir, belki de aradığımız cevaplar, hep koşarken değil; ilk kez gerçekten durup etrafımıza baktığımız sonun başlangıcına izin verdiğimiz o anlarda saklıdır. 

 “Keşkeler”, “neyseler” ve “işteler” Her biri öyle bir yuva edinmiş ki bizlerde ya onlara takılıp kalıyoruz ya da hepsini kestirip atıyoruz. Asıl zor olansa hayatı dengede tutabilmek. 

Tartışma

Yorumlar

4 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Enes|

Yazıyı okurken birçok cümlede kendimi buldum. Özellikle durmanın her zaman pes etmek anlamına gelmediğinibazen yeniden başlayabilmek için gerekli olduğunu anlatış şeklin çok etkileyiciydi. Günlük hayatın telaş içinde çoğu zaman hislerimizi ertelediğimizi fark ettiriyorAkıcı, düşündüren ve insanı kendiyle yüzleştiren çok güzel bir yazı olmuş. Eline emeğine sağlık canım ablam.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Ahsen|

​Canım, yazını okurken kelimenin tam anlamıyla büyülendim. Hayatın koşturmacasını, durmanın değerini ve o içsel dengiyi öyle güzel anlatmışsın ki... Kaleminin bu kadar derin, hislerinin bu kadar olgun olması beni hem çok etkiledi hem de senin gibi bir dosta sahip olduğum için gururlandırdı. Yüreğine, emeğine sağlık; resmen ruhuma dokundu. Başarıların, o güzel yazıların daim olsun!

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Devam et

Benzer yazılar

Başarı Nedir

Başarı gerçekten nedir? Başkalarının alkışladığı kişi olmak mı, yoksa kendi yolunu bulabilmek mi? Bu yazıda; kazanmanın ötesini, emekleri, vazgeçmemeyi ve insanın kendine duyduğu saygıyı sorguluyorum. “Başarı Dediğimiz Şey” Parmaksız Piyanist

Parmaksız Piyanist·1 dk·2·116

Kusuruma Bak

"Hiç kimse mükemmel değildir herkesin kusurları vardır ama bu kusurlar kötü bir şey değil tam aksine bizi biz yapan ve sadece bize özel ayrıntılardır."

Erkan Ulaşır·2 dk·0·286