Ben yanlış bir yüzyılın kırık aynasında kaldım.
Şimdi herkes birbirine yetişmeye çalışırken, ben çoktan geçmiş insanların gölgesine âşık oldum.
Bir plak cızırtısında saklı kaldı kalbim, eski tren istasyonlarında, sararmış mektupların arasında, adını hiç bilmediğim kadınların bıraktığı lavanta kokularında.
Bazen düşünüyorum; belki de o sevgili, zamanı çoktan durmuş bir akşamın içinde beni bekliyor.
Ben ona geç kaldım, o bana birkaç yüzyıl erken geldi.
Şimdi karşıma çıkan yüzlerde aynı aceleyi görüyorum. Kimsenin durup bir yaraya bakacak vakti yok. Kimse bir şiirin içinde kaybolmuyor artık.
Oysa ben, bir adamın cebinden düşen eski bir fotoğrafı saatlerce seyredebilirim.
Çünkü ben bu çağa ait değilim.
Ruhumun üzerinde başka bir zamanın tozu var. Sanki bir yerlerde, gaz lambalarının altında, adımı bilen biri beni hâlâ bekliyor.
Ve ben her gece biraz daha ona dönüşüyorum:
Adını hiç duymadığım, ama ömrüm boyunca yokluğunu taşıdığım bir sevgiliye.



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.