YazYorum
Edebiyat19 Tem 2026

Eylül hakkında bir degerlendirme

Eylül'ün en güçlü tarafı şudur: Bir aşk hikâyesi gibi görünür ama aslında insanın kendisiyle, arzularıyla ve vicdanıyla yaptığı savaşı anlatır.

EmreTolu|19 Temmuz 2026|1 dk okuma
103 görüntülenme|0 yorum

Eylül, Türk edebiyatının o loş, içe dönük ve melankolik koridorlarında, dış dünyanın gürültüsünü tamamen susturup insanın kendi ruhuyla baş başa kaldığı o marazi anı anlatır. Mehmet Rauf, kamerayı toplumsal çalkantılardan veya büyük entrikalardan çekip doğrudan doğruya insan kalbinin o en kuytu, en korunaklı köşesine yerleştirdiğinde, aslında bir yasak aşk hikayesinden çok daha fazlasını, vicdanın insanı yavaş yavaş eriten o sinsi gücünü inşa etmiştir. Roman, bir eylemler bütünü olmaktan ziyade, duruşların, bakışların, bir piyano tuşuna dokunuşun veya çalınmış bir eldivende somutlaşan o platonik çaresizliğin anlatısıdır; bu yönüyle olay örgüsünün yalınlığı, arkasındaki ruhsal fırtınanın devasalığıyla muazzam bir tezat oluşturur. Suat ve Necip arasındaki o sessiz yakınlaşma, Süreyya’nın etrafındaki dünyaya kör, kendi küçük zevklerine sağır saf saf dolaşmasıyla derinleşirken, okuyucu bir ihanet izlemez; aksine, iki insanın birbirine doğru çekilirken aynı zamanda sadakat ve ahlak duvarlarına çarparak nasıl paramparça olduğuna şahit olur. İşte tam bu noktada "Eylül" kelimesi, takvimdeki bir aydan sıyrılarak baştan sona bir ruh haline, doğadaki sararışın ve soluşun insan ruhundaki yansımasına dönüşür. Mehmet Rauf’un Servet-i Fünun’un o ağır, ağdalı dilini karakterlerin iç monologlarında kırarak yakaladığı akıcı ritim, eseri zamansız bir psikolojik başyapıt kılar. Hikayenin sonunda o bağ evinin alevler içinde kalması ve bu büyük, itiraf edilememiş aşkın küller arasında son bulması ise, sonbaharın kaçınılmaz kışa, yaşamın ise o trajik ve mağrur ölüme teslim oluşunun en görkemli, en edebi sembolüdür.


Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Edebiyat16 Ağu 2026

Merhaba

Yor babam yor, Yol bitmiyor. Kim gidiyor, Kim geliyor? Gelene selam! Gidene selâ'm... Kalan olursa, Bir merhaba.

Parmaksız Piyanist·1 dk·2·1561