YazYorum
Edebiyat31 Ağu 2026

Masmavi

Hüzünlü bir vedanın ardından, geriye ne kaldıysa onlar işte...

Parmaksız Piyanist|31 Ağustos 2026|2 dk okuma
1079 görüntülenme|4 yorum

MASMAVİ

Güneşin alaşağı ettiği bir gecede sevdim seni.
Karanlık, göğün bütün kapılarını kapattığında.
Ben içimdeki son kandili söndürmüş,
Sabahın adını bile unutmuştum.

Tam da o vakit,
ışıl ışıl uzak bir mavi sızdı geceme.
Sen geldin,
Ayın unuttuğu, yıldızların sustuğu,
Bulutların zemheri kustuğu,
Kalbimin kendine küstüğü yerden.

Birdenbire göğün rengi değişti.
Sanki gece gözlerine bakınca
Kendi karanlığından utanmış,
Sıcak gülümsemenden şuh almıştı.

Sonra ellerin.
Sonra boynumda gezinen nefesin.
Sonra göğsümde uykuya yenilen başın.
Bakışın, utanışın, gözünde tüten ışık...

Sabaha kadar,
Mavinin siyaha karışması gibi,
Karıştık birbirimize.
Perdeler gecenin koynunda ağır ağır sallandı.
Ayakkabılar kapının yanında,
Saat masanın üzerinde,
Şehiiiir,
Şehir uykunun en derin yerinde.

Ellerim mabedinde,
Ben en derininde...
Yaklaşırken o tarifsiz alevin sıcağına,
Gölgelerimizin bile nefesi kesik...

Sabah,
pencerenin camına alnını dayayıp bizi izledi.
Birbirimizin teninde gecenin bütün saatlerini erittik.
Sonra sustuk...
Öyle bir sustuk ki duvarlarda kalan seslerimiz
Bizden sonra yaşamaya devam etti.
Sen, içinde yarım bir veda taşıyan başını göğsüme koydun.
Nabzın, içinde acele eden minik bir serçe gibi çırpınıyordu.

Hissediyordum.
Sanki bu gece bir daha yaşanmayacak,
Gölgelerimiz duvarda yaşlanmayacaktı.
Son kez kokunu içime çektim.
Son kez boynunun kıyısında uyuyan o sıcaklığı avuçlarımda sakladım.

Sabah olduğunda güneş yine doğdu.
Ama sen, güneşten önce gittin.
Kapı kapandı.
Bir ses.
Çıt.

Hepsi bu...

Bir ömrü ikiye bölmeye yalnızca bir kapının cılız sesi yetiyor.
O günden sonra odada kalan ne varsa
Seni benden daha sadık hatırladı.
Yastık,
gecenin senden arta kalan tarafında.

Çarşaf,
tenimizin hafızasında.

Perde,
son sabahın ışığını hâlâ taşıyan yorgun bir gökyüzü.

Ve duvarlar...

Ah, o duvarlar.

Benden önce seni hatırlıyorlar.

Her gece

aynı kapı kapanıyor içimde.

Her sabah

aynı mavi eksiliyor gökyüzünden.

Ben seni bir gecede kaybetmedim.

Aslında her sabah bizi,

Ayrılık yolundaki ip'e dizdi.

Bir kokuda,

bir şarkıda,

bir yağmurda,

bir yabancının saçlarında.

Ve en çok daaa,

Sana benzeyen bir suyun hafızasında.


Ben susuyorum.

Sen susuyorsun.

Aramızda

bir zamanlar sabaha kadar konuşan

iki gölgenin külü kalıyor.

Gitmeliyim.

Bu kez kapıyı ben kapatacağım.

Sen içeride kalacaksın.

Ben dışarıda.


Güneş penceremden ılık ılık akacak,

yeni bir “Gün”,

perdemin “tülünde” doğacak.

Ve gökyüzü,

ilk defa ikimizin olmadığı bir sabaha

masmavi doğacak.

Parmaksız Piyanist


Tartışma

Yorumlar

4 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Umay|

Birisi için aşk doğar, çekip giden içinse yalnızca bir ten kalır. Biri yüreğini bırakır ardında, diğeri ardına bile bakmadan gider……

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Devam et

Benzer yazılar

Edebiyat29 Ağu 2026

B.8 Dedemin Gidişi

Karaoğlan, Çavuş Dede'sinin ölümüyle sarsıldığı sabah, bir yandan yatağına altını ıslatmanın çocuk utancını yaşarken bir yandan da evdeki derin yasa anlam vermeye çalışır. Zahide ablasının gizlice üstünü değiştirmesiyle çocuksu sırrı örtbas edilirken, dedesi cenaze namazının ardından köy....

Yuzika·10 dk·5·511