Gittin sen gittin ve evin eşyaları yer değiştirmeye başladı
önce mutfaktaki saat durdu
sonra annemin yıllardır açmadığı çekmece
sonra balkondaki sandalye
kimse oturmadığı halde
her akşam bir parmak daha içeri
bir insan gidince
odadaki nesneler
onun tarafını tutmaya başlıyor
bunu çok geç öğrendim
bir doktorun masasındaki kalem
bir berberin aynasında unutulmuş tarak
kapısı kapanmayan eski bir dolap
hepsi birilerinin hayatından kalma
yarım kalmış cümleler gibi
odalar da sahipleniyor
kendine kalanları
Gittin sen gittin ve şehir küçülmeye başladı
otobüs durakları aynı kaldı
ama bekleyenler değişti
fırının önündeki adam
bir gün gelmedi
ertesi gün başka biri geldi
ekmekler yine sıcaktı
bazı yoklukların üstünden
buhar hâlâ çıkıyor
Gittin sen gittin ve çocukluğum
evin arkasındaki arsada kaldı
çivilerle tahtalara isim çakardık
kimse o yazıyı okuyamazdı
gömdüğümüz misketleri
yıllar sonra bulamadık
artık aramıyoruz
kaybettiklerimizi
Gittin sen gittin ve ben
kitapların son sayfasından korkmaya başladım
Gittin sen gittin ve yıllar geçti
bir sabah gökyüzüne baktım
hiçbir şey olmamış gibiydi
kuşlar aynı telaşla uçuyordu
çaydanlığın kapağı kaynarken titriyordu
karşı apartmanda biri perdeyi açıyordu
o zaman anladım
dünya acımızı bilmiyor
ama yine de
her sabah kapıyı açıp içeri giriyor
Gittin sen gittin ve ben kaldım.
Resul Bayraktar




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Gittin kitapların son sayfasından korkmaya başladım. Ne güzel ifade. Yüreğinize sağlık
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.