YazYorum
Deneme31 May 2026

İkinci Olmak

evlilik dışı yaşanan aşkların zorlukları

Selin Gezeroglu|31 Mayıs 2026|2 dk okuma
204 görüntülenme|2 yorum

Toplumumuzda pek de olumlu görülmeyen bu konuyu şöyle bir ele alacak olursak :

aşkları çok büyüktü, tüm engellere rağmen uzaktan bile olsa aşlarını yaşıyorlardı. engelleri çok büyüktü çünkü ikisi de evliydi, ikisinin de kendi aileleri vardı.

duygular o kadar kuvvetli idi ki, iki ailenin toplamı kendi aileleri gibi olmuştu,

çocukların gidecekleri okullara varıncaya kadar, tüm kararları beraber alıyorlardı, parasal hesap işleri bile neredeyse ortak olmuştu.

her ikisi de istemeyerek de olsa, ikinci olmayı benimsemişti, başka şansları yoktu. yaşadıkları aşkın yanlış olduğunu tabi ki biliyorlardı, ama adı üstünde yaşadıkları aşk dı.

birbirleri için ikinci kadın veya ikinci adam gibi düşünmüyorlardı, çünkü eşlerinden önde geliyorlardı.

ta ki adamın, ailesinde yaşamış olduğu büyük bir acıyı, kendi evinde karısı ile paylaşmasına kadar. sevdiği kadının bu acıda yeri yoktu, bu süreçte yanında olması gereken sadece karısı olmalıydı ve süreç günler, haftalar sürmüştü.

işte o zaman kadın, ikinci kadın olma durumunu bir tokat gibi hissetmişti.

yanlış kişiye aşık olduğunu ve bu adamla asla bir ailesi olamayacağını anlamıştı.

fakat aralarındaki bağın sağlamlığından şüphesi yoktu, sevdiği adamın gönlünde ilk sırada olduğunu biliyordu ve bu durum karşılıklıydı, her ikisinin de kalbi ikinci olana aitti. 

hiçbir zaman aile kuramayacakları, aynı evde yaşayamayacakları, ama aşık oldukları ikinci olan.

Çevremde şahit olduğum bu tarz birliktelikler oluyor tabi ki. iyi bir sırdaş olduğumu söyleyerek de benimle paylaşmakta sakınca görmüyorlar.

bu kişiler kalplerinde birinci sıraya koydukları insanların, hiç bir özel günlerinde yanlarında olamıyorlar, ne bir cenazede, ne bir hastalıkta, haber bile almak için başkasına muhtaçlar.

sevdiği adam ameliyat oluyor ve haberi gecikti diye, neredeyse kalp krizi geçirenini bile gördüm.

hatta yaşanan beraberliğin tehlike sınırlarını bile göz önünde bulunduracak olursak, birbirlerinden vaz geçmeyen iki insanın yaşadığına, gerçek yasak aşk diyebilir miyiz?

tehlikenin gerçekleşmesi durumunda, olabilecekleri düşünecek olursak !değer mi! diye sormadan edemiyorum.

ancak karşıdan bakan biri olarak, bu konuda yorum yapmak haddine sahip değilim.

'evliliğinde mutlu değilsen, boşan sonra ne istiyorsan yap' diyenler içinde aynı sözüm geçerli, karşıdan bakan kişiler olarak, yorum yapmak haddinizi aşar arkadaşlar.

saygı duymuyor olabilirsiniz, ama dedikodusunu yapmak da işiniz olmasın.


Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Umay|

Evli bir insan ile bir ilişki yaşanılmaz. Bekar mı kalmadı dünyada? Benim bu konu üzerinde çok sert bir tavrım vardır. Eğer benim bir arkadaşım böyle bir durumun içinde ise ben onunla arkadaşlığımı da keserim. Ne demişler “bana arkadaşını anlat sana seni anlatayım”.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Elma Kurdu|

İnsan, kapısı dışarıdan kilitlenen bir odada ne kadar süre 'evinde' gibi hissedebilir? İnsanın, kendi eliyle inşa ettiği mutsuzluk labirentine "aşk" adını verip orada yaşamayı seçmesi bir tercih elbette. İki kişi, ortak kararlar ve paylaşılan bir hayatla bir "alternatif aile" kurduğuna inansa da; hayatın en hakiki anları (hastalık, yas, acı) geldiğinde, bu kurgu çöker. İnsan, sınırlarını çizemediği bir duyguyu meşrulaştırmak için ona bir hiyerarşi kurmak zorundadır. Ahmet Kaya'nın da dediği gibi; Nerden baksan tutarsız, nerden baksan ahmakça.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Haz 2026

Humanity’s Greatest Enemy: Expectation

Perhaps humanity's greatest enemy is not life itself, but what it expects from life. Disappointment is often born not from reality, but from the collapse of our expectations. Expectation grows in the shadow of hope, quietly stealing the present while promising the future.

Rigel\'in Feneri·13 dk·0·16