YazYorum
Deneme24 Haz 2026

Ağır Gelen

Aybike Kazak|24 Haziran 2026|2 dk okuma
45 görüntülenme|0 yorum

Çocukken taşımaman gereken sorumlulukları taşımak zorunda kalan insanlar çoğu zaman iki şeyi aynı anda yaşarlar: Bir yandan çok güçlü görünürler, diğer yandan içlerinde hiç dinmeyen bir kırgınlık taşırlar. Çünkü çocukluklarında hak ettikleri korumayı, anlayışı ve adaleti görememişlerdir.

​Öfkenin ve kinin tamamen sebepsiz olmadığı, aslında bu duyguların çoğu zaman insanın kendisini koruma biçimi olduğu unutulmamalı.

"Bana yapılan yanlıştı" diyebilmenin bir yolu olur bu. Çünkü yaşananları görmezden gelmek ya da normalleştirmek insanın doğasına aykırıdır; bu yüzden öfke çok anlaşılır bir şey.

​Öfke bazen bizi korur, evet. Ancak yıllarca elde tutulduğunda, bir süre sonra artık sadece bizi koruyan bir kalkan olmaktan çıkar, ağırlığa dönüşür. O andan sonra sana haksızlık edenlerin yükünü onların yerine sen taşımaya başlarsın. Onlar hayatlarına devam ederken, sen her gün o yaraların nöbetini tutarsın.

​Affetmek zorunda değilsin.

(Gerçekten değilsin)

​Affetmemek de bir seçimdir.

Ancak yaşananların hayatının merkezinde kalmaya devam etmesine izin vermemek başka bir şeydir. Çünkü içindeki küçük çocuğu korumak bazen öfkeye sarılmakla değil, artık onun yükünü omuzlarından yavaşça indirmekle mümkün olur.

​Bazen sadece "he" deyip geçmek...

Bu bir boyun eğme değil, ruhunun kendini koruma biçimi.

Bence bu büyük bir farkındalık.

​İnsan bazen de herkesle savaşmayı bırakır. Çünkü haklılığını kaybettiğinden değil, enerjisini koruması gerektiğini anladığından. Her tartışmaya girmemek, her yanlışı düzeltmeye çalışmamak, her insana kendini açıklamamak bir zayıflık değildir. Bazen en büyük güç;

"Kimin ne düşündüğünü artık sırtımda taşımayacağım," diyebilmektir.

​Çok yorulmuş ama hâlâ kendisini terk etmemiş bir insanın sesi bu.

Belki şu an tamir edilmesi gereken her şeyi aynı anda çözmeye çalışmana gerek yoktur.

​"Benim yaşadıklarım gerçekti.

Bana yapılan haksızlıklar da öyle.

Ve artık bunların yükünü tek başıma taşımaktan yoruldum."

​Bunu itiraf etmek bile bazen iyileşmenin başladığı ilk yerdir.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Haz 2026

Humanity’s Greatest Enemy: Expectation

Perhaps humanity's greatest enemy is not life itself, but what it expects from life. Disappointment is often born not from reality, but from the collapse of our expectations. Expectation grows in the shadow of hope, quietly stealing the present while promising the future.

Rigel\'in Feneri·13 dk·0·16
Deneme24 Haz 2026

Kitaplardan Ekranlara

Belki geleceğin okuru sayfa çevirmeyecek. Ama yine de iyi bir cümlenin önünde duracak, güçlü bir hikâyenin peşinden gidecek ve kendini bir metnin içinde bulacaktır. Çünkü araçlar değişse de insanın anlam arayışı değişmez.

Elma Kurdu·3 dk·1·259