Sen şiirler okuyordun,
Ben hikâyeler.
Ben seni okuyordum,
Sen kendi dünyanı.
Sen siyah beyaz diyordun,
Ben renkleri gösteriyordum.
Sen uyuyordun,
Ben seni rüyalarımda arıyordum.
Sen konuşmak için konuşuyordun,
Ben satır aralarında seni buluyordum.
Sen yemek yiyordun,
Ben her lokmada seni yutkunuyordum.
Ben içimde bir gül bahçesi büyütüyordum,
Sen yalnızca dikenlerini görüyordun.
Ben yüzün hep gülsün diye kendimi unutuyordum,
Sen o gül yüzünü başkalarına gösteriyordun.
Ben seni istiyordum,
Sen başkasını…
Ama bunu bana söyleyemiyordun.
Ben uzaklaştığını hissediyordum,
Sen ise gerçeği söyleyememenin ağırlığını taşıyordun belki de.
Sonra sustum.
Bu sessizlik senin de işine geldi,
Sen de sustun.
Benim için hiç savaş vermedin,
“Neden?” diye bile sormadın.
Oysa ben sustum diye bitmedi hiçbir şey.
İçimdeki yanardağ hâlâ her gün
Cehennem ateşi kusuyor.
İnsan hiç mi özlemez?
Hiç mi merak etmez?
Bir kez olsun aramaz mı,
Sormaz mı,
Bir açıklama yapmaz mı?
Ama nafile…
Ben hâlâ sende kaldım,
Sen çoktan başka yollara çıktın.
Ben geçmişin bir köşesinde beklerken,
Sen yeni bir hikâyeye başladın.
Ve şimdi dönüp kendime soruyorum:
Ben neymişim ki zaten?
Belki de mesele ben değildim.
Bazı insanlar,
Kendilerini en çok seveni bile göremezmiş.
Ben hâlâ buradayım.
Ve sen,
Hâlâ en kıymetlimsin 💔



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.