çabuk çık dışarı bak gökyüzüne
yaz bitiyor, acele etmelisin.
hiç bu kadar acele edilmemiş
ve hiç zeytin ağacına sarmamış gibiyim dileğimi.
seni bıraktığım günden beri
almadım elime kalem.
elimin altında klavyem;
yaz bitiyor.
daha dün açarken kaktüsümün çiçeği
-daha o gece solmuştu-
anlamıştım.
içindeyken yarım yamalak,
dışındayken daha derin olunur mu?
olunuyor.
unuttum sandığım her şey çıkıyor, inan.
inan.
günler solmuyor,
soluyorum rengini.
daha gri,
en grisini çiçeğimin.
o gece sana verecektim.
gülümserdin belki,
hatrım kalmasın diye.
bak, hatrım dahil her şey kaldı.
bir çöp poşetinde.
izmaritleri bulursan.
hatrım kaldı.
inan, yaz bitiyor.
soluyorum saçını.
ağlıyor musun?
ağlayabiliyor musun hâlâ?
özeniyor musun tutabildiğin şeylere?
özlüyor musun beni,
hiçbir şeyimin her şeyi?




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Şiirde en çok hoşuma giden şey, mevsimlerin ve günlük ayrıntıların duygularla iç içe geçirilmiş olması oldu. "Yaz bitiyor" tekrarının her seferinde biraz daha farklı bir ağırlık taşıması, şiire güçlü bir atmosfer katmış. Özellikle kaktüs çiçeği, çöp poşeti ve izmarit gibi detaylar, özlemi daha somut ve dokunulur hâle getiriyor. Son bölümdeki sorular ise şiirin bitmesine rağmen duygunun okurun içinde devam etmesini sağlıyor. Kalemine sağlık, hüznünü sessiz ama etkili bir şekilde hissettiren güzel bir şiir olmuş.
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.