Bir yanım İstanbul gibi;
iki farklı dünyaya köprü kuran,
tarihin omzunda yükselen.
Bir yanım mavi denizlerimiz;
çöpler arasında yolunu şaşırmış,
yuvasına dönemeyen
bir deniz kaplumbağası gibi.
Bir yanım Ege Denizi;
güneşle dans eden,
kökü derinde bir zeytinlik gibi.
Bir yanım Gönen;
Yağmuru bekleyen,
sıcakta kavrulan pirinç tarlaları gibi.
Bir yanım Kapadokya;
yazın sıcağında serin,
kışın ayazında sıcak,
peri bacalarının gölgesinde
binlerce yıllık bir hikâye gibi.
Bir yanım Karadeniz;
hoyrat dalgalarla savrulan,
fırtınaya rağmen,
cesurca kıyıya yol arayan
bir sandal gibi.
Bir yanım Nemrut;
taşlarında krallar uyuyan,
zamana meydan okuyan
sessiz bir dağ gibi.
Bir yanım Kangal;
sokağından, yuvasından kovulmuş,
sadakatiyle baş başa
yalnız bir can gibi.
Memleket gibiyim.
Köklerimde hazineler,
dallarımda kesik izleri…
Farklı ağaçlarız,
ama aynı ormanız.
Yağmur yağınca köklerimiz buluşur,
sıcakta gölgemiz birleşir.
Sonra bir balta gelir;
“Sen kavaksın, sen meşesin” der,
ayıra ayıra
tek tek keser
Toprağıma tohum diye zehir ekilir;
ondan yiyen kuş bile
kanadını açamadan düşer.
Memleket gibiyim.
Muhabbet kuşu sanıp
evimize aldıklarımız,
sırtımızı döndüğümüzde
leş kargasına dönüşür.
Ama yine de…
Memleket gibiyim.
Açlıkta da biz,
toklukta da.
Savaşta da biz,
barışta da.
Aynı yağmurda ıslanan,
aynı toprağa kök salan,
aynı göğe baş kaldıran
bir milletiz.
Bizi ayırmaya çalışanlara rağmen
köklerimiz birbirine tutunur.
Biz;
tarihin içinden süzülen,
acısıyla, tatlısıyla büyüyen,
binlerce yıllık bu toprakta
aynı göğe bakan,
aynı memleketin çocuklarıyız.
Memleket gibiyim.
Ben…
Türkiye’yim.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Kaleminize sağlık. 😊
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Çok teşekkür ederim🇹🇷🌻