göz uçlarında neon yüzler
içimize açılan şehir
odadan çekilen ışıkların izi
zaman dört dakikalık çark
saat üç elli dokuzda askıda
hasret tartar görünmez el
nabız yönsüz
ekranlar geriye bakmaz
eski sesler eski kalabalıklar
afişler düşer duvarlardan
badana toz duman
biz
kelle koltukta yürüyenler
şişme koltuklardan önce
beton büyür ayaklarımızın altında
zincirler ruha sarılı
sen
başlamamış bir filmin boşluğunda
düşersin aklıma
karanlık neonların kesildiği yerde
aynada çoğalır
her yüz kendi ağırlığıyla
zaman yeniden daralır
üç elli dokuz
ve kalan şey
kimsesiz boşluk



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.