YazYorum
Şiir15 May 2026

Tragedya

Ne çok konuşmak istiyorum seninle bu gece/Ne konuşmak istediğimi bilmeden

Franz Prometh|15 Mayıs 2026|2 dk okuma
145 görüntülenme|5 beğeni|2 yorum

Koca bir deniz bıraktığın

Ve kurallar aynı

Hala yutuyor büyük balık küçük balığı

Üzülemiyorum artık, oyunu kurallarına göre oynuyorum

En azından büyük balıktan kaçıyorum

Oysa ne çok severdin kahraman hallerimi

Şapkandan çıkardığın tavşanların vardı

Ne çok masallar dinliyordum ikimize

Külkedisi'nin Cindirella olduğu zamanlar

Insan olan kuklalar

Prensesi öperek uyandıran prensler

Prensesin öpücüğüyle prens olan kurbağalar

Ejderha niyetine yel değirmeni yenen şövalyeler

Sorardın ya

Hikayeler bittiginde kahramanlar nereye gider

Soruyorum zaman zaman birilerine

Alacağım cevabı umursamadan

Aslında soru sorduğumda pek umursamam cevapları

Kıçınıza sokun ukalalıklarınızı

Okuyorum, izliyorum, konuşuyorum, susuyorum

Bırakamadım, hala sigara içiyorum.

Bildiğin gibi hala yazıyorum, hala yaşıyorum

Ne çok konuşmak istiyorum seninle bu gece

Ne konuşmak istediğimi bilmeden

Neler söyleyeceğini kestiremeden

Yalnızım ve biliyorum oralarda biyerlerde tek başınasın yapayalnız

İnsanlar yalnız, herkes yalnız

Ama onlar pekte bizim gibi değil sanırım

Yalnız insanlar, acımasız.

Yalnız, insanlar acımasız.

Birileri savaşıyor, birileri izliyor

Neden herkesin bi hikayesi yok ki

Sonunda kafalarına gökten üç olmasa da bir elmanın düştüğü

Bi sonu olmalı masalların

Ve gidebileceği bi yer kahramanların

Ve mümkünse kafalar olsun düşebileceği elmaların

Anlamıyorlar diye sızlandığım oluyor arada

Çekip gitme senaryoları daha çok yer kaplıyor aklımda

‘‘Ceketin kadar ağırsın’’ derdin hep

Öyle değil oysa

Korktuğun kadar ağırsındır hayatta

Ve bir kafan varsa

Kollamak zorundasındır elmadan

Çünki bu devirde bi elmayla

Bi Havva tavlayamazsın mesela

Ve yer çekimi bulunmuştur çoktan

Elmalar bile öldürmek için bu çağda

Olmasa da olur bu kafalar

Bi şekilde kollanmak zorundalar

Oysa bi elma ağacı istemiştin bu adamdan

Bi resim çiz demiştin, bi ağaç

Nasılda heyecanlıydın, gözlerinin içiyle gülüyordun

‘‘Bi ağaç’’ diyordun

‘‘Böyle elleri kolları olan kocaman’’

Kırmızı elmalar istiyordun, uzanıp alınandan

Bi de, ‘‘bi yol çiz’’ diyordun ‘‘sonunda sen olan’’

Çizemedim

Dağların arasına uzanan, kıvrım kıvrım bi yol çizemedim

Ne bi ağaç, ne kırmızı elmalar

İşte böyle kalakaldık loş odalarda

Renklerin karartı olduğu sessiz odalar

Seslerin duyulduğu dışarıda

Tek hareketliliğin kapıcının çöpleri topladığı zamanlar

Sokak lambalarının aydınlattığı odalar

Elimi uzatıyorum karanlığa sen niyetine

Her karartıya sen olsan diye bakıyorum

Birbirimizi düşünerek geçirdiğimiz kimbilir kaçıncı gece

Kimbilir kaç güneşi selamladık böyle

Hiç resim çizemedim

Ne masal anlatabiliyorum, ne de şiir yazabiliyorum

Yine de bi trajedi yazsam diyorum ikimize

Sonunda ikimizinde hayatta kalamadığımız

Bi trajedi yazsam diyorum ikimize

Bilirim perukanı alır koşarak gelirsin

Sonunda ikimizide öldürecek olsan bile


Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Rosaceae|

gidilebilecek çiçeklerle bezenmiş yollar varken, ezberlenmiş tecrübelerden dikenli teller kuşanmak, hem de yola değil, kendi üstüne.. bu yalnızlık mimarisinde, kahramanların kahraman zorunda olmak zorunluluğu yok olsun, yol olsun . kaleminize sağlık..

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Devam et

Benzer yazılar

Şiir18 May 2026

Mutlu Son

Mutlu sonla yani güzel bir evlilikle nihayetlenen flört aşamalarını kabaca anlatan, sayılarla süslenmiş ilginç bir şiir

Erkin ESEN·1 dk·2·0·48
Şiir17 May 2026

Doğa

Uzaydaki ve doğadaki çeşitli varlıkların tasviriyle yazılan ilginç bir şiir

Erkin ESEN·1 dk·1·0·39