Ben yanlış bir mevsimde bıraktım kalbimi.
Şimdi her akşam,
eski bir radyonun içinden geçerek geliyor sesin.
Tozlu perdeler,
sararmış fotoğraflar
ve yarım kalmış cümleler arasında.
Yalnızca biraz daha eskiye dönüştüm.
Bir gramofon iğnesinin
aynı yaraya dönüp durması gibi,
gece her defasında
adına çarpıyor içimde.
Sokaklar değişti sonra.
Vitrinler, insanlar, şehirler...
Ama bazı akşamlar vardır;
zaman, eski bir saat gibi durur.
Ve ben, yıllar öncesinden kalmış
bir bakışın gölgesinde otururum.
Pencereme vuran rüzgâr
senden bahsetmez artık,
ama sustuğu yerde
seni duyarım.
Çünkü bazı gidişler
bir kapının kapanması değildir.
Bir ömrün içinde
yavaş yavaş yankılanan sestir.
Şimdi gecenin en tenha yerinde,
adını anmadan seviyorum seni.
Bir mum ışığı kadar sessiz,
bir plak çıtırtısı kadar uzak.
Ve ben hâlâ
o cümlenin sonunda bekleyen
üç noktayım...
Tam bitecekken
yeniden başlayan.



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.