O kadar kutsaldır ki anneler, cennetin bile Anne'lerin ayaklarının altında olduğunu söylemiş Peygamber Efendimiz (s.a.v). Aynı şekilde ALLAHU TEALA, indirmiş olduğu Kuran'ı Kerim'inde analarımıza çok yüce makamlar, payeler ve adeta yaratılış sürecinin dünyevi ortağı gibi olduğunu vurgulayan ayet ya da ayetler indirmiş Resulüne (s.a.v). Analar o kadar değerlidir yani.
Bu payeyi bu şekilde en yüksek perdeden ele aldıktan sonra hayal dünyamızı biraz zorlamaya çalışalım biraz; annelerimizi hayal edelim. Bize ya da kardeşlerimize hamile kaldıklarında çekmiş oldukları bitmek bilmeyen çilelere büyük bir sabırla katlanma başarıları nereden geliyor? Kusmakla, öğürmekle başlayan süreçlerin, fiziki farklılaşmaya, duygusal kırılımlara ulaştırılan senaryoların ve sanki kocaman bir göbekten ibaretmiş gibi, karnında engel olunamayan büyük bir tümörün her geçen gün anneyi eritip tükettiği zamanların sonucunda karşı konulunması pek de mümkün olunamayan büyük bir sancı ile son bulan ve yaşamış olduğu dokuz ay gibi kocaman bir sabır sürecinin sonunda ortaya çıkan yepyeni bir insan. Sen, ben ya da biz. Hepimiz böyle doğduk.
Önce zigot olduk sonra embriyo olduk ondan sonra da cenin ya da fetüs dedikleri son aşamayı da aştıktan sonra annelerimizin karnını terk ederek bir insan bireyi haline gelerek şu anki hallerimize ulaştık zamanla.
Tüm bu süreçlerin her anında annelerimizde oluşan müthiş sahiplenme, bakma, büyütme, besleme ve koruma içgüdüleri ile başta baba ve kardeş gibi iç tehditlere karşı ondan sonra da yavrunun kendisinden ve diğer çevresel etkenlere karşı, son olarak da dışarı dünyanın tüm tehditlerine karşı yavrusunu koruyup kollayan harika bir canlıdır analarımız.
Peki ya yazarın ya da yazarlığın bu konu ile ne alakası var diyebilirsiniz belki haklı olarak?
Ama var, bence çok alakası var hem de...
Biz yazarlar da beynimize düşen, kalbimize doğan veya ruhumuza naklolan ilham verilerini bir ananın özverisi, özeni ve tüm hassasiyetleri gibi dokuz ay gibi devasa bir süre olmasa bile belli bir süre içimizde mütalaa edip, ondan sonra elimize kağıdı ve kalemi alıp, son çeyrekte de eseri yazıp inşaa ederek ortaya bize göre harika, okuyanlara göre ise farklı kalitelere sahip büyük bir eseri ortaya koyarız.
Bu süreç içerisinde belki uykularımız kaçar, belki sabahlara kadar hiç uyumayız bile; belki yemekten içmekten kesiliriz ve belki de dış dünyaya tamamen tüm kapılarımızı kapatıp eseri inşaa etmenin dışında hiç bir sinyali kabul etmez organizmalarımız.
Yazmış olduğu bir şiiri ya da yazmış olduğu bir romanı ya da başka bir edebi ya da sanatsal ürünü ortaya koyana kadar geçmiş olduğu süreçleri şahaserin üreticisine sorduğunda benim anlattığım gibi abartılı şekilde sunmayacaktır illa ki ama bir eseri ortaya koymak öyle çocuk oyuncağı değildir yani. Aynen annelerimiz gibi uykusundan uyanıp defalarca kontrol ettiğimiz, gazını çıkardı mı çıkarmadı mı diye yapılan kontroller gibi yazdıklarımızı en harika hallere sokabilmek için üzerinden sayısız kez geçeriz.
Annenin yavrusunu beslemesi gibi kalbimizden kopan ilham kıvılcımlarını eserin içerisine kalemlerimizle nakşedip eseri en üst klasmanlara sokabilmek için hiç kimsenin gösteremeyeceği çabaları gözümüzü kırpmadan göstermeye çalışırız.
Yazar olmak ana olmaktır belki. Anneler gibi doğurmak, anneler gibi göz nurunu yaşamsal şekilde kollamaktır belki.
Ben yazar mıyım değil miyim bilmiyorum.
Geçmişte çok sayıda şiirler yazdım. Daha hiç yayınlanmamış değişik isimlerde romanlarım var ve yeni yeni romanlar yazmak için de planlar yapıp duruyorum.
Ama bir yazar olmanın tüm sancılarını iliklerime kadar eksiksiz yaşıyorum.
Doğum sancısı gibi!
Her ne olursa olsun ANNE olmak, ANA olmak en kutsal payelerden, konumlardan ve makamlardan biridir.
Annelerimizin ellerine hiç kimse su dökemez!
Saygılarımla.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Elimden geldiğince yazılarınızı okurum ilk defa bir farkla yazar değilim ama ortak nokta doğru bencede lakin anneyim ve bir annenin evladı olarak bam telime dokundu . Boğazım düğümlenerek okudum belki de özledik böyle kadınların değerini anne olmanın kıymetinin bilinmesine bir anne olarak çok teşekkür ederim muhtemelen yazıyı okuyan tüm anneler de aynı duyguları yaşar . Esas konuya dönecek olursak kesinlikle doğru tamamen katılıyorum 👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Çok teşekkür ederim. Annelerimizin hakkını hiç bir zaman ödeyemeyiz. Yazar olarak da annelerin tırnağı bile olamayız. Sadece süreçlerde hafif bir benzerlik var, ona dem vurmaya çalıştım.
Çok güzel yazmışsınız,kaleminize sağlık.👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim. Sağolun