1981'e girerken " Merhaba " diyerek iştirak etmiş olduğum bu yeryüzünde bu güzelim Vatanımızın toprakları üzerinde hayatımı sürdürmüş olduğum 45-46 yıllık yaşamımda 15 Temmuz başarısız darbe girişimi kadar beni sarsan ve şaşkınlığa çeviren daha büyük ve daha vahim bir olay görmedim diye düşünüyorum.
O zamana kadar fetö terör örgütünün liderinin maskesi hep bir şekilde takılı kalmıştı suratında ve ne yazık ki ben de işin gerçeklerini ancak o başarısız darbe girişimi ile fark edebilen bir vatandaş olmuştum malesef.
Oysaki öncesinde yaşanan her şey bir şeyleri ayan beyan göstermeye yetiyordu ama ne yazık ki bazı şeyleri evvelinden görebilen yetiye sahip olamayan yurttaşlar arasında idim ben de.
Bugün yaşanmakta olan Haluk Levent ve Ahbap skandalı bile o zamanki sarsıntı kadar sarsmaya yetmiyordu hiç kimseyi ancak o olay Vatan Hainliği boyutuna ulaştığı için basit sarsıntıların çok ötesinde bir ehemmiyet taşıyordu.
2002-2003 yıllarında başa gelen Ak Parti yönetiminin öncelikle bu terör örgütü ile beraber yürümüş olması, sonrasında aralarında anlaşmazlıkların çıkmış olması ve nihayetinde de gücü ele geçirebilmek anlamında terör örgütünün darbe girişimine kalkışması ve başarılı olamaması, yarınlarının çok karanlık olacağını hayal etmekte zorlanmayacağımız zamanların kucağından almıştı bizi:
Terör örgütü Pkk elemanları Suriye sınırları boyunca Suriye devletinin sınır boyu topraklarında tüm elemanlarıyla pusuya yatmış ve darbenin başarılı olması halinde alacakları emirle ülkemizin doğu ve güneydoğusunu işgal edebilmek için hazırda bekliyorlardı.
Öte taraftan Haçlı Ordusunun gemileri Akdeniz bölgesine yığılmış yine kendilerine verilecek emir için bekliyorlardı.
Ve Dedeağaç... ABD'nin kurmuş olduğu o askeri üstteki tüm askerler harekete geçmek için ve Türkiye'yi batıdan işgal etmeye başlamak için tek bir emre kilitlemişlerdi kendilerini...
O gece o kadar karanlık ve o kadar puslu idi ki eğer kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir tarihin seyrini değiştirecek o kurşunu sıkmamış olsaydı belki de bugün yaklaşık 100 yıl önce uygulayamadıkları SEVR'i itinayla uygulamaya çalışan ecnebilerin postallarının ayakbastığı Vatanımızda boynu bükük ve üzgün şekilde yarınlara yaşlı gözlerle bakıyor olacaktık ( ALLAH korusun).
Kahraman Türk Milletinin sağcısıyla, solcusuyla; inananıyla, inanmayanıyla tek vücut olup ve şehitler vererek püskürtmüş olduğu işgal girişiminin ardından hep birlikte dualar edip, şükür secdelerine kapanarak kavuşmuş olduğumuz bugünlerimizde fetö terör örgütünün ucundan başından değil; etiyle kemiğiyle eksiksiz bir terör örgütü olduğunu hepimiz biliyoruz artık.
Ama ne yazık ki halen daha o terör örgütünden gönül bağlarını koparamamış nice insanımız var. Çok yazık...
PKK'nın şehit ettiği erlerimizin bazılarının otobüse bindiklerini fark ettikleri anda " Peynirler geliyor" tarzı söylemlerle Pkk militanlarına haber verenler onlardı.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin sınır bölgelerinde terör örgütü mensuplarının bir kısmının yerlerinin keşfedilip imha edilebilecekken o operasyonların yapılmasına izin vermeyenler yine onlardı.
15 Temmuz başarısız darbe girişimini uyulayanlar onlardı.
Hrant Dink cinayetini işletenler onlardı...
Muhsin Yazıcıoğlunu ve beraberindeki insanlarımızı şehit edenler onlardı.
Ankaradaki Rus Büyükelçisini sırtından vurarak öldürenler onlardı.
Ve tüm bunlardan anlıyoruz ki bu ülkedeki tüm faili meçhul cinayetleri işleyenler yine onlardı...
Peki buradan ne anlıyoruz:
PKK= FETÖ= CIA= MOSSAD = İTRAİL= ABD= HAÇLILAR
Kaç Vatanımız var ALLAH aşkına!!!
Yeter yahu, şu Vatana sahip çıkalım artık hep beraber!
Ortadoğu'da bugün yaşanmakta olan her bir şeyi net olarak görüyoruz...
Rabbim bu aziz milletin boynunu eğik eylemesin hiç bir zaman!
AMİN!
Başka VATANIMIZ YOK!
Saygılarımla





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.