Saatlerce kurduğu hayallerin ardından,
Soluğu aynanın karşısında alırdı.
Sessizce bakardı aynadaki kadına,
Sanki ilk kez görür gibi süzerdi onu.
Gözlerinde saklı mutluluğu okur,
Dudaklarının ürkek titremesini seyrederdi.
Kalbinin telaşla çarpışını duyar,
Her atışta biraz daha umutlanırdı.
Usulca tarardı saçlarını,
Her telinde başka bir düş dolaşırdı.
Ve bir anda anlardı;
Güzelleşen yüzü değil,
Hayalleriyle ışıldayan ruhuydu.
Fakat saatlerce kurduğu hayalleri yaşayamadan,
Geçmişinin karanlığı uzanırdı geleceğinin ışığına.
Bir gölge gibi örterdi umutlarını,
Hüzün sessizce çökerdi omuzlarına.
Mutluluğu kendine çok görürdü bir anda,
Kurduğu düşlerin öznesi olmaktan korkardı.
Yarınlarına adını yazmaya çekinir,
Kalbinin sesini sessizliğe emanet ederdi.
Tam uzaklaşacakken,
Saye aradığı adamdan birkaç adım geri çekilirdi.
Sevdiğinden değil,
Kaybetmekten korktuğu için susardı.
Ama aynadaki kadın vazgeçmeyecekti.
Bir gün yine geleceğe bakacaktı.
Yine usulca tarayacaktı saçlarını,
Yine umutla bakacaktı aynadaki yansımaya.
Yine mutlu olacaktı.
Yine dudakları heyecandan titreyecekti.
Yine kalbinin sesini dinleyecekti.
Çünkü biliyordu;
Geçmiş, yalnızca ardında kalan bir mevsimdi.
Asıl hayat,
Cesaret ettiği gün başlayacaktı.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
👏🏻👏🏻
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.