YazYorum
Edebiyat18 May 2026

Hastane

Taşıyıcının gitmesi geren yer.

Yusuf KAYHAN|18 Mayıs 2026|2 dk okuma
71 görüntülenme|7 beğeni|0 yorum

On numaralı yataktaki hastanın iki kolu da kırıktı; bacaklarındaki sargılar kan içindeydi. Cihazdan yükselen tiz ve kulak tırmalayıcı "bip" sesleri odayı dolduruyordu. Bu karmaşanın ortasında hastanın göğsü, mekanik aletin ritmine uyarak nefes alıyor; bilinci kapalı, öylece duruyordu.

Doktor telaşlı:

— Adrenalin ampul hazırlayın, monitörden gözünüzü ayırmayın! Ameliyathane hazır mı? diye seslendi.

— Hocam hazırlıklar tamammış, dedi ve siyah üzerine yapışmış dezenfektan kokusuyla telefonu kapattı.

Acilin içindeki ilaç kokusuna kan kokusu karışmıştı. Motorcudan gelen yanık et ve lastik kokusuyla rahatsız olan hastalar kenara çekilmiş, olan biteni gözleri açık seyrediyordu. Güvenlik görevlileri:

— Açılın burası acil, içeri giremezsiniz! diye ortalığı boşaltmaya çalışıyordu.

Doktor:

— Tahlil sonuçları çıktı mı? diye sekretere seslendi.

Hasta yakınları kendi aralarında olup biteni anlamaya çalışıyordu. İçlerinden birisi:

— Ben tanıyorum. Bizim orada oturuyorlar, dedi.

— Bir sürü videosu var. Motorcu bu çocuk; bir gün başına bir şey gelecek diye söyleyip duruyorduk.

Doktor:

— Kanlar geldi mi? diye seslendi.

Sekreter taşıyıcıyı aradı. Hastaneden aradığını, kanları acilen getirmesi gerektiğini söyledi. Doktor elindeki kanlı eldivenler ve alnındaki terle:

— Kan gazı çıktı mı? diye seslendi. Yıllardır ölümle pazarlık yapıyordu. — Saturasyonu çok düştü. Oksijenini 10’a çıkarın. Bir doz adrenalin yapın, dedi. Saturasyon istenilen seviyeye geriledi. Azrail’le ilk mücadelesi değildi.

Genç adamla uğraşırken dışarıdan yükselen uğultuya:

— Az sabırlı olun, bakın beyle uğraşıyoruz! diye seslendi. Nöbete gelmeden önce ettiği dua hâlâ aklındaydı: “Allah’ım, şu geceyi kazasız bitirelim.”

Acil servisin bitmek bilmez kaosunda kaçıncı nöbetiydi... “Bu kanlar bir an önce gelmeli,” diye düşünürken zamanın ne kadar hızlı aktığının farkındaydı. İçeriden bir ses yükseldi:

— Doktor Bey, on üç numaralı yatakta yatan hastaya ne yapacağız?

Doktor kafasını düşünce denizinden çıkartıp anın limanına demirledi. Derin bir nefes aldı. Önce monitörü dinledi; ekranda beliren mavi çizgiler ve yeşil rakamlarda gözünü gezdirdi.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Edebiyat17 May 2026

Taşıyıcı

Gece vakti gizemli bir paketi teslim etmeye çalışan Taşıyıcı, öfkesi, dağılmış ailesi ve karanlık geçmişiyle yoluna devam ederken gecenin gerilimi giderek büyür.

Yusuf KAYHAN·3 dk·8·0·120