Her Çeyrekte Yeni Bir Beceri
Bir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan Arif adında bir adam vardı. Hayatı düzenliydi: sabah kahvesi, işe gidiş, akşam aynı sokaklarda yürüyüş… Günler birbirine benzer, zihni ise otomatik pilotta süzülür giderdi.
Bir gün, eski bir dost ona şöyle dedi:
“Beynin, tıpkı bir bahçe gibi. Eğer hep aynı tohumları ekersen, aynı çiçekler açar. Ama yeni bir tohum, yeni bir renk getirir.” Arif bu sözü zihnine kazıdı. Kendine bir söz verdi: Her çeyrekte bir yeni beceri öğrenecekti. İlkbaharda bir gitar aldı. Parmakları tellere dokunduğunda, başta acıdı; ama o acı, beyninde yeni yollar açıyordu. Yaz geldiğinde bir yabancı dilin kapısını araladı. Her kelime, zihninde yeni bir pencereydi. Sonbaharda bir yazılım aracını keşfetti; karmaşık görünen menüler, zamanla dost yüzlere dönüştü. Kışın ise resim yapmaya başladı; fırçanın ucunda kendi iç dünyasının renklerini buldu. Her beceri, ona küçük bir rahatsızlık getirdi. Ama işte tam da o rahatsızlık, gelişimin tohumu oldu. Zihni artık durağan bir göl değil, sürekli akış halinde bir nehir gibiydi. Arif, yıllar sonra geriye baktığında şunu fark etti: Öğrendiği becerilerden çok, öğrenme cesareti onu dönüştürmüştü. 

Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Sevgi hocam benim rutin yazımın tam aksi bir yaklaşım olmuş harika bir bakış acısı. Yeni renk yeni tohuma ihtiyaç duyar beğendim.
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim önemli olan da bu değil mi ? Her birimiz aynı yerden bakarsak farklı güzellikleri farkedemeyiz. Bizleri bu besler farklı bakış açıları
Teşekkür ederim . Önemli olan da bu değil mi? Bizler birbirimizden farklı düşünmez bakmazsak farklı güzellikleri göremeyebiliriz . Her bakış yeni ufuktur