İlişkiler çoğu zaman “biriyle birlikte olmak” üzerinden tanımlanır. Oysa gerçek bir ilişki, birinin hayatınıza girmesiyle değil; o kişiye yer açmaya başladığınız anda şekillenir. Yani mesele, yalnızken nasıl biri olduğunuz, neye ihtiyaç duyduğunuz ve gerçekten ne istediğinizle başlar. Bu yüzden sağlıklı bir ilişki kurmanın ilk adımı, birini bulmak değil; kendinizle kurduğunuz bağı netleştirmektir.
Bu yazıda ilişkileri biraz daha derinlemesine ele alacağız. Genelde ilişki dediğimizde akla bir partnerin olduğu dönem gelir. Ancak doğru bir ilişki temeli, henüz ortada bir partner yokken başlar. Bir kişinin hayatında ilişki istemesi, aslında gelecekte yaşayacağı ilişkinin en güçlü başlangıç noktasıdır.
Bunu bir toprak gibi düşünebilirsiniz. Henüz ortada bir tohum yoktur; sadece toprak vardır. Bu aşamada yapmanız gereken şey, o toprağın verimini artırmaktır. Çünkü ekeceğiniz her şey, o toprağın kalitesi kadar büyüyecektir.
Peki bu toprağı nasıl verimli hale getireceksiniz?
Öncelikle şu farkındalıkla başlamak gerekir: İçinizde bir ilişki isteği var, evet. Bu çok normal. Ama bu isteğin kaynağı nedir? Bir ilişki sizin için bir ihtiyaç mı, yoksa bir istek mi?
Yani bu toprağa bir şeyler ekerken, eksiklerinizi tamamlamak için mi ekiyorsunuz, yoksa zaten dolu olan hayatınıza bir şeyler katmak için mi?
Kendinize veremediğiniz şeyleri bir ilişkiden beklediğiniz için mi ilişki istiyorsunuz, yoksa zaten kendinize pek çok şeyi verebiliyorken bir ilişkiyi hayatınıza dahil etmek mi istiyorsunuz?
Bu ayrım, yaşayacağınız ilişkinin neredeyse tamamını etkiler. Çünkü kişi kendine veremediği şeyleri bir ilişkiden bekliyorsa, ilişkiye muhtaçlıkla başlar. Ve muhtaçlıkla başlayan bir ilişki sağlıklı ilerlemez. Sürekli bir beklenti, sürekli bir eksiklik hissi ve tamamlanma arzusu ortaya çıkar. Bu da hem sizi hem de karşınızdaki kişiyi zamanla yorar.
Bu tarz ilişkilerde bağ çoğu zaman sevgiyle değil, ihtiyaçla kurulur. Ve ne yazık ki ihtiyaçla başlayan şeyler yine ihtiyaçla biter. Takıntılı duyguların önemli bir kısmı da tam olarak bu noktada oluşur.
Bu yüzden kendinize şu soruları sormanız çok önemlidir:
Bu ilişki benim için bir ihtiyaç mı?
Bu ilişkiden kendime veremediğim neyi bekliyorum?
Gerçekten ne istiyorum?
Aynı zamanda bir ilişkiye başlamadan önce, o ilişkiden nasıl bir gelecek beklediğinizi de netleştirmeniz gerekir. Çünkü ne istediğinizi bilmezseniz, bunu karşınızdaki kişiye de doğru şekilde yansıtamazsınız. Belki mutlu bir ilişki istiyorsunuz ama bunu evliliğe taşımak istemiyorsunuz. Ya da tam tersi. Bunları baştan netleştirmediğiniz sürece, en güzel başlayan ilişkiler bile yanlış beklentiler yüzünden yıpranabilir.
Bir ilişkiden ne beklediğiniz ve onu gelecekte nerede gördüğünüz en kritik noktalardan biridir. Uyuşmayan beklentiler ve yanlış aktarımlar, insanı istediği yerden uzaklaştırır.
Bu noktada bir ilişkiye başlamadan önce, iki kişiyle kurulmuş bir düzenden önce kendi içsel düzeninizi kurmanız gerekir. Kendinizi tanımanız, beklentilerinizi fark etmeniz ve ihtiyaçlarınızı mümkün olduğunca kendiniz karşılayabilmeniz çok daha sağlıklı bir temel oluşturur.
Artık klişe gibi gelse de gerçek değişmez: Kendine değer veremeyen ve kendini sevmeyen insanlar, dışarıdan bekledikleri değeri ve sevgiyi sürdürülebilir şekilde bulamazlar.
Bir başkasıyla kendinize veremediklerinizi tamamlamaya çalıştığınızda, o kişi hayatınızdan çıktığında geriye bir yoksunluk kalır. Çünkü aslında eksik olan bir şeyi geçici bir destekle doldurmuş olursunuz. O destek gittiğinde ise boşluk daha da büyür.
Kısacası; zaten boş olan bir alanı dışarıdan biriyle doldurmaya çalışmak çözüm değildir. Aksine çoğu zaman o boşluğu daha görünür hale getirir.
Bu yüzden bir ilişkiye başlamadan önce kendinize şu netliği kazandırmanız gerekir:
Bu ilişkiyi neden istiyorum?
Bu ilişkiden ne bekliyorum?
Nasıl biriyle, nasıl bir ilişki yaşamak istiyorum?
Çünkü kendi içinde net olmayan bir kişinin, dışarıda net bir ilişki kurması oldukça zordur.
Ve en basit haliyle şöyle düşünebilirsiniz:
Evde yoğurt varken gidip dışarıda yoğurt aramak ne kadar mantıksızsa, kendinizde olanı görmeden dışarıdan tamamlanmaya çalışmak da o kadar mantıksızdır.
Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.