Kapat pencereleri, kapıları kapattığın gibi.
Dışarıda kalsın uğultular, rüzgâr gibi.
Fırtınalar da kaçmasın, kalsın içeri.
Kaç kat dürmüştük çarşafları,
arasında unuttuğumuz sevgiyi.
Aşk hangi dolapta saklı kalmıştı?
Dur, mutfaktan bir ses geliyor, kaynayan su gibi.
Tükenmişliğin çaresiz feryadı sanki.
Yastıklar , yorganlar ne çok eskimiş görüyor musun?
Saksıdaki, kurumuş çiçek gibi.
Gardırobun gıcırdayan sesi, yığılı kıyafetler.
Ayrılığın habercisi belli, üst üste birikmiş dertler…
Haklısın! Haklıyım.
Her biri ne senin ne de benim.
Ayrılığın da dahil olduğu bir şeyler vardı.
Bulmaya ne derman ne güç kaldı.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Haklısın, haklıyım 👏🏻
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Hocam, “Haklısın! Haklıyım.” dediğiniz yerde şiir bir anda tartışmayı bırakıp kabullenişe dönüşüyor. Evdeki eski eşyalar, kaynayan su, gıcırdayan gardırop… Hepsi aslında ilişkinin sessizce çürüyen taraflarını anlatıyor. En güzeli de ayrılığı dışarıdan değil, aynı evin içinde kalan iki insanın eşyalarına sinmiş hâliyle anlatmanız. “Kalsın içeri” derken insanın aslında kaçmak istediği şeyin yine kendi içi olduğunu hissettim. Kaleminize sağlık hocam. 🌿
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Hocam teşekkür ediyorum güzel yorumlarınız için.