YazYorum
Edebiyat23 Nis 2026

Kimse Seni Kurtarmaya Gelmeyecek

Sorumluluk alan bir insanın, küçük adımlarla kendini bulma sürecini anlatan bir öykü.

Ömer Öztürk|23 Nisan 2026|2 dk okuma
178 görüntülenme|16 beğeni|0 yorum
Saat sabahın 06:40’ıydı. Alarm çalmadan birkaç dakika önce açtı gözlerini. Alışmıştı artık. Uykudan değil, hayattan yorularak uyanmaya. Tavana baktı bir süre. Sessizlik vardı. Ama kafasının içi kalabalıktı. “Bugün farklı olacak mı?” diye geçirdi içinden. Sonra kendi kendine güldü. Aynı soruyu kaç gündür soruyordu, hatırlamıyordu bile. Yataktan kalktı. Yüzünü yıkadı. Aynadaki adama baktı. Gözlerinin altında hafif morluklar, yüzünde anlatamadığı bir yorgunluk. “Biraz daha dayan,” dedi içinden. “Belki bir şeyler değişir.” Ama neyin değişeceğini bilmiyordu. Gün başladı. Koşturma, trafik, insanlar… Herkes bir yere yetişmeye çalışıyordu. Ama kimse nereye yetiştiğini bilmiyordu. O da bilmiyordu. Bir ara telefonuna baktı. Ne arayan vardı ne soran. Garip olan kimsenin yazmaması değildi. Garip olan şuydu; artık bunu bekliyor olması. Akşam olduğunda yorgunluk çöktü üstüne. Sadece bedeni değil, içi de yorgundu. Eve geldi. Sessiz bir ev… Bir sandalye çekti, oturdu ve ilk defa o gün kendine dürüst oldu. “Ben neyi bekliyorum?” dedi. “Birinin gelmesini mi? Bir fırsatın kapıyı çalmasını mı? Bir mucizeyi mi?” Uzun süre sustu. Sonra kafasında bir cümle yankılandı. Yavaş yavaş,  ağır ağır… “Kimse gelmeyecek.” O an bir şey kırıldı içinde. Ama garip bir şekilde aynı anda bir şey de yerine oturdu. Çünkü ilk defa gerçekti. Kimse gelmeyecekti. Ne onu anlayacak biri ne elinden tutacak biri  ne de hayatını değiştirecek bir an. Sadece o vardı. Başını eğdi. Ellerine baktı. “Demek ki…” dedi içinden, “Ya burada kalacağım ya da kendim kalkacağım.” O gece bir karar verdi. Büyük bir karar değildi. Dünyayı değiştirecek bir şey de değildi. Ama gerçekti. Ertesi gün yine aynı saatte kalktı. Aynı yorgunlukla. Ama bu sefer bir fark vardı, beklemiyordu. Ne birini ne bir şeyi. Sadece yapıyordu. Küçük küçük ve sessiz sessiz… Kimse görmeden, kimse alkışlamadan. Günler geçti. Hiç kimse gelip “aferin” demedi. Hiçbir mucize olmadı. Ama bir şey değişti. O değişti. Bir gün yine aynaya baktı. Aynı yüze sahipti ama aynı insan değildi. Ve ilk defa şunu düşündü: “İyi ki kimse gelmemiş.” Çünkü gelseydi  belki de asla kendini bulamayacaktı. Son cümle: Kimse seni kurtarmaya gelmeyecek. Ama belki de bu, başına gelebilecek en iyi şeydir.

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Edebiyat17 May 2026

Taşıyıcı

Gece vakti gizemli bir paketi teslim etmeye çalışan Taşıyıcı, öfkesi, dağılmış ailesi ve karanlık geçmişiyle yoluna devam ederken gecenin gerilimi giderek büyür.

Yusuf KAYHAN·3 dk·8·0·120