muhabbeti severdi
bunu en çok ikindi üzeri anlardık
kahvehanenin önüne düşen gölgeler uzarken
bir tepsi börek yerdi bazen
ateş kokusu saçlarına sinerdi
ardından buz gibi bir ayran
sanki dünyada eksilen şeyi tamamlarcasına
cuma günleri camiye gider
bayram sabahları erkenden görünürdü
sonra kaybolurdu günlerce
köy yollarına tozlara isimlere
dama oynarken yüzüne bir sessizlik çökerdi
eski hikayeler anlatır
ölülerin adlarını dirilerden daha iyi bilirdi
gitmediği köy yoktu
uğramadığı kahvehane
rüzgarın dolaştığı yerleri dolaşırdı
biz onu bir yere yetişiyor sanırdık
meğer hiçbir yere gitmiyormuş
burnumuzun dibinde
sonradan anladık
ömrünü ağır ağır yaşamanın
içine ağlayan o kederli
aylaklıkmış
Cafer Başer
13/06/26



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.