YazYorum
Eğitim1 Haz 2026

Sarımsaklı Baklava

Uzun zamandır tadı yoktu

Ayşegül Kum|1 Haziran 2026|2 dk okuma
184 görüntülenme|0 yorum

Sarımsaklı Baklava

Yıllardır namazını aksatmazdı. Ramazan geldiğinde orucunu tutar, tesbihini çeker, dilinden duaları eksik etmezdi. Fakat aynı el bazen harama uzanır, aynı dil gıybete bulaşır, aynı gönül dünyanın geçici süslerine aldanırdı.

Sonra da kendi kendine sorardı:

"Neden ibadetlerimde huzur yok? Neden secdelerimde tat, dualarımda lezzet bulamıyorum?"

Bir gün bu sorunun cevabını aramak için bir Allah dostunun sohbetine gitti. Niyeti, sohbet sonunda kalkıp derdini anlatmaktı.

Fakat mürşid söze başlayınca sanki onun kalbinden geçenleri okuyordu:

"Burnu kapalı insan nefes alabilir mi? Kulağı kapalı insan duyabilir mi? Gözü perdeli insan görebilir mi?

Kalbi perdeli olan da hakikati göremez.

Kur'an'ı diliyle okuyup hayatına geçirmeyen, ibadeti bedeniyle yapıp kalbiyle yaşamayan kimse; duyar gibi olup duymayan, görür gibi olup göremeyen kişidir."

Bir müddet sustu. Sonra cemaatin üzerine düşen sessizliği yararak konuştu:

"İslam sadece namaz değildir.

Sadece oruç değildir.

Sadece tesbih değildir.

Ahlâk nerede?

Merhamet nerede?

Kul hakkına dikkat etmek nerede?

Allah'ın emirlerini hayatın içine taşımak nerede?"

Sonra öyle bir misal verdi ki, adamın kalbine yıldırım gibi düştü:

"Bugün birçok insanın dini sarımsaklı baklavaya dönmüş."

Herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.

"Sarımsaklı baklava mı olur?" dediler.

Mürşid tebessüm etti:

"Olmaz...

Nasıl ki baklavanın içine sarımsak karışınca tadı bozulursa, ibadetin içine de kibir, riya, gıybet, haram lokma ve kul hakkı karışınca manevî lezzeti kaybolur.

Sorun baklavada değil, içine karışan sarımsaktadır."

Adamın kalbi titredi.

Meğer yıllardır aradığı cevap buymuş.

Namazı vardı ama teslimiyeti eksikti.

Orucu vardı ama dili korunmamıştı.

Tesbihi vardı ama kalbi dağınıktı.

Sohbet bittiğinde herkes gitmişti. Kapıya yöneldiğinde mürşid de çıkmak üzereydi. Tam dışarı adım atarken dönüp ona baktı.

Göz göze geldiler.

Mürşid hafifçe gülümsedi:

"Tesadüf değil evladım, tevafuk..."

Sonra kalbini işaret ederek ekledi:

"Çıkar sarımsakları baklavadan... O zaman gerçek tadı alırsın."

O gün anladı ki insanı Hakk'a yaklaştıran, çok ibadet etmekten önce ibadetin ruhunu yaşamaktır.

Çünkü kalbin girmediği yere bedenin gitmesi, yol almak değildir.

Ve anladı ki:

Âşk yazılan değil, yanılanıdır.

Aşk; satırlarda bulunmaz, gönülde yanar.

Kaleme dökülmeden önce kalbi yakar, nefsi eritir, insanı kendinden geçirip Rabbine vardırır.

Ayşegül Kum

Âşk yazılan değil, yanılanıdır. 🌹

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Eğitim11 Ağu 2026

BAŞARI YENİ DEĞERLER İSTER

Yaşam için ekmek kavgası en kutsal mücadeledir. Hele bu mücadele namerde muhtaç olmamak için yapılıyorsa kutsallığı daha da bir önem arz etmekte. Kaan ve Betül ilk müteşebbis girişimlerinde başarısız olmuşlardı ama öyle hemen pes edecek tiplerden değillerdi.

ÖZER YILMAZ·3 dk·1·204
Eğitim7 Ağu 2026

Social Innovation

An Examination of Eskişehir City Center in the Context of Social Innovation and Urban Resilience

Irmak·3 dk·1·157
Eğitim9 Tem 2026

Yazarlar Yapay Zekâyı Nasıl Kullanmalı?

İnsan bazen kalabalıklar içinde de yalnızdır. Modern hayat bizi birbirimizden uzaklaştırmıştır. Teknoloji geliştikçe iletişim kurmak kolaylaşmış ama gerçek bağlar zayıflamıştır. Tanıdınız mı?

Editör·4 dk·0·428